Ankara Saatli Maarif Takvimi’nin 27 Ekim tarihli yaprağı, Türkiye ve başkent tarihinden farklı notları bir araya getiriyor. Türksat 3A’nın hizmete girişinden Ankara’daki ilk resmî futbol maçına, Çıkrıkçılar Yokuşu’nun geçmişinden “kağırmak” kelimesine kadar çeşitli başlıklar takvimde yer alıyor.
![]()
27 Ekim takviminde günün notları
Yaprakta “Tarihte Bugün”, “Başkent’ten Havadis”, “Çıkrıkçılar Yokuşu” ve “Lügatta Ankara” bölümleri bulunuyor. Takvim, 27 Ekim 2026 Salı günü için güneşin doğuş saatini 07.11, batış saatini 17.52 olarak veriyor.
Türksat 3A 2008’de hizmete girdi
Takvimin tarih bölümünde, Türksat 3A’nın 27 Ekim 2008’de hizmete başlaması hatırlatılıyor. Uydu, televizyon yayıncılığı, internet ve haberleşme hizmetlerindeki kapasiteyi artırarak iletişim altyapısını güçlendirdi. Yapımında 22 Türk mühendisin görev aldığı Türksat 3A’nın devreye alınmasıyla Türkiye’nin bölgesel uydu hizmetlerindeki etkinliğinin yükseldiği aktarılıyor.
![]()
Çıkrıkçılar Yokuşu’nun geçmişi
Ankara’nın tarihî semtlerinden Çıkrıkçılar Yokuşu, adını geçmişte burada bulunan çıkrıkçılar çarşısından alıyor. Dar ve taş döşeli yokuş, yıllar boyunca el emeği ürünlerin satıldığı ve ustaların çalıştığı bir ticaret merkezi olarak öne çıktı.
Takvimde, 1970’lerde Ankara’nın kalbi sayılan yokuşta ticaretin yanı sıra sohbetlerin de gündelik hayatın parçası olduğu anlatılıyor. Esnaf, komşuluk ve dostluk ilişkileriyle hareketlenen bölgenin görünümü modern dükkânlarla değişse de Çıkrıkçılar Yokuşu Ankara’nın kültürel mirasının parçası olmayı sürdürüyor.
![]()
Cebeci Çayırı’nda Ankara’nın ilk resmî futbol maçı
“Başkent’ten Havadis” bölümünde, 27 Ekim 1922’de Cebeci Çayırı’nda oynanan karşılaşmaya yer veriliyor. Anadolu Sanatkarangücü, askerlerden oluşan Talimgâhgücü’nü 2-1 mağlup etti. Takvim notunda seyircilerin heyecanla izlediği maçta centilmenliğin yanı sıra hırs ve azmin de öne çıktığı belirtiliyor.
![]()
Ankara lügatında “kağırmak”
Takvimin “Lügatta Ankara” bölümünde “kağırmak” kelimesi, bükmek ve zorlamak anlamlarıyla açıklanıyor. Sözcüğün Anadolu’da hem eşya hem de insan için kullanıldığı; bir dalı eğip kıvırmanın “kağırtmak” diye ifade edildiği aktarılıyor. Ağır yük altında beli bükülen insan için de aynı sözcüğün kullanıldığı belirtiliyor.