Ankara’nın geçmişi, Frig uygarlığından Roma ve Bizans dönemlerine uzanıyor. Roma Hamamı, Augustus Tapınağı, Julien Sütunu, Ankara Kalesi ve Gordion Antik Kenti bu tarihî mirasın öne çıkan durakları arasında.
![]()
Ankara’nın bugünkü kent dokusunda farklı dönemlerden kalan yerleşim ve yapı izleri bulunuyor. Kent merkezindeki arkeolojik alanlar ve tarihî yapılar, Roma döneminin kamusal yaşamından Bizans’ın savunma anlayışına; Polatlı yakınlarındaki Gordion ise Frig uygarlığına uzanan bir geçmişi yansıtıyor.
Ankara’daki tarihî kalıntılar
Roma Hamamı: Antik Ankara’da kamusal yaşam
Ulus’ta, Çankırı Caddesi üzerindeki Roma Hamamı Ören Yeri’nin, Roma İmparatoru Caracalla döneminde, MS 3. yüzyılın başlarında yapıldığı düşünülüyor. Alanda hamam bölümleri, sütunlu cadde kalıntıları ve temel izleri görülebiliyor.
Kazılarda Roma döneminden öncesine, Frig dönemine uzanan buluntular da ortaya çıkarıldı. Hamamın sütunları, taş temelleri ve mimari parçaları, antik Ankara’nın kamusal yaşamına ilişkin ipuçları sunuyor.
Augustus Tapınağı: Roma döneminden yazıt
Altındağ’da, Hacı Bayram Veli Camii’nin yanında bulunan Augustus Tapınağı’nın, Galatya’nın Roma egemenliğine girmesinin ardından MÖ 1. yüzyılın sonlarında inşa edildiği kabul ediliyor. Roma İmparatoru Augustus’a adanan yapıdan bazı duvarlar ve mimari bölümler günümüze ulaştı.
Tapınağın duvarındaki Monumentum Ancyranum adıyla bilinen yazıt, Augustus’un siyasi faaliyetlerini ve Roma dönemindeki önemli gelişmeleri aktarıyor. Bu yönüyle yapı, Ankara’nın Roma İmparatorluğu dönemindeki konumunu anlamaya yardımcı olan tarihî alanlardan biri.
Julien Sütunu: Roma’dan Bizans’a uzanan anıt
Ulus’taki Julien Sütunu, halk arasında Belkıs Minaresi adıyla da anılıyor. Yaklaşık 15 metre yüksekliğindeki taş anıtın, Roma İmparatoru Julianus’un MS 362’de Ankara’yı ziyareti sırasında onun onuruna dikildiği kabul ediliyor.
Üst üste yerleştirilmiş taş halkalardan oluşan sütun, kentin geç Roma döneminden Bizans tarihine uzanan geçmişini temsil eden kalıntılar arasında yer alıyor.
Ankara Kalesi: Savunma tarihinin izleri
Ankara Kalesi, farklı uygarlıkların yüzyıllar boyunca kullandığı bir savunma alanı. Kalenin özellikle Bizans döneminde güçlendirildiği biliniyor; bugünkü görünümünde çeşitli dönemlerde yapılan onarım ve eklemelerin izleri bulunuyor.
Surlarda farklı boyutlarda taşlar ve eski yapılardan alınarak yeniden kullanılmış mimari parçalar görülebiliyor. İlk inşa tarihi konusunda farklı değerlendirmeler bulunan kale, Ankara’nın savunma geçmişini ve tarihî yapı dokusunu yansıtan önemli yerlerden biri.
Gordion Antik Kenti: Frig uygarlığının merkezi
Polatlı yakınlarındaki Gordion Antik Kenti, Frig uygarlığının başlıca merkezlerinden biri olarak biliniyor. Başkent merkezine yaklaşık 90 kilometre uzaklıktaki yerleşim, Friglerin siyasi ve kültürel yaşamına ilişkin arkeolojik buluntular barındırıyor.
Gordion çevresindeki tümülüsler, Frig toplumunun önde gelen kişileri için yapılmış anıtsal mezarlar arasında. Bunlardan Büyük Tümülüs boyutlarıyla öne çıkıyor. Kazılar, antik yerleşimin Friglerden önceki dönemlere uzanan bir geçmişi bulunduğunu da gösteriyor. Kent, Frig Kralı Midas’la ilişkilendirilen anlatılarla da tanınıyor.
Roma hamamı ve tapınağından Bizans döneminin savunma izlerini taşıyan kaleye, Frig uygarlığının merkezi Gordion’a uzanan bu alanlar, Ankara’nın binlerce yıllık tarihî katmanlarını ortaya koyuyor.