Ankara’da düğün fotoğrafı çektirme geleneği, zaman içinde stüdyo portrelerinden park ve açık hava çekimlerine dönüştü. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ulus ve Hacı Bayram çevresindeki fotoğrafhaneler öne çıkarken, Anafartalar Caddesi de kentin fotoğraf hafızasının önemli merkezlerinden biri oldu.
![]()
1920’lerin sonlarından itibaren nişan ve düğün günlerinde fotoğraf çektirmek, Ankaralılar için törenlerin önemli bir parçası haline geldi. Bugünkü gibi uzun dış çekimler yerine, gelin ve damatlar çoğunlukla stüdyolarda portre veriyordu.
Erman Tamur’un fotoğrafçılık tarihine ilişkin çalışmasında da bu dönemde fotoğraf çektirmenin nişan ve düğünlerin neredeyse zorunlu ritüellerinden biri olduğu aktarılıyor. İlk stüdyolar Ulus, Hacı Bayram ve yakın çevresinde yoğunlaşırken, ilerleyen yıllarda Anafartalar Caddesi öne çıktı.
Ulus ve Hacı Bayram’daki ilk fotoğrafhaneler
Cumhuriyet’in ilk yıllarında Hükümet Caddesi’ndeki Zafer Fotoğrafhanesi, Hacı Bayram Caddesi’ndeki Hilal Fotoğrafhanesi ve Türkiye Oteli binasında hizmet veren Lüks Aile Fotoğrafhanesi, Ankara’nın erken dönem stüdyoları arasındaydı. Lüks Aile Fotoğrafhanesi’nin ilanının 1928 Ankara Telefon Rehberi’nde yer alması, bu işletmelerin kent yaşamındaki varlığını gösteriyor.
1920’lerin sonlarına doğru fotoğrafçıların ağırlığı Anafartalar Caddesi’ne kaydı. Foto Aile, Foto Rıdvan, Foto Meraklı, Foto Naim, Foto Sümer ve Foto Ar, dönemin kentteki stüdyo işletmeleri arasında sayılıyordu. Aile albümlerinde yer alan klasik gelin-damat portrelerinin önemli bir bölümü bu stüdyo geleneğiyle ortaya çıktı.
![]()
Foto Aile’nin Ankara’daki üç adresi
Ahmet Mahir Güngör’ün kurduğu Foto Aile, eski Ankara fotoğrafçılığının dikkat çeken işletmelerindendi. Güngör, ilk stüdyosunu 1926’da Hacı Bayram Caddesi’nde Foto Yeni Aile adıyla açtı. İşletme 1936’da Samanpazarı’ndaki Merkez Apartmanı’nın altına taşındı ve Foto Aile adını aldı.
Stüdyo 1942’de Anafartalar Caddesi’ndeki Sakarya Apartmanı’nın alt katına geçti ve burada 60 yılı aşkın süre faaliyet gösterdi. Farklı kuşaklardan Ankaralıların çocukluk, nişan, düğün ve aile fotoğrafları aynı işletmenin stüdyosunda çekildi.
![]()
Foto Rıdvan ve Anafartalar’ın fotoğraf hafızası
Bir başka tanınmış isim, gerçek adı Rıdvan Kırmacı olan Foto Rıdvan’dı. Kırmacı, Ankara’nın ilk dönem fotoğrafçılarından Çulluzade Mehmet Adil Bey’in yanında yetişti. Samanpazarı ve Anafartalar’daki ilk yıllarının ardından stüdyosunu 1938’de Çocuk Sarayı Sokağı’na taşıdı.
Anafartalar Caddesi’ndeki Çocuk Esirgeme Kurumu Apartmanı’nın altında da Foto Rıdvan’ın stüdyosu bulunuyordu. Fotoğraf arşivinin yaklaşık 30 bin negatiften oluştuğu belirtilen Kırmacı, aile fotoğrafı çektiren Ankaralıların sık tercih ettiği fotoğrafçılardan biri olarak anılıyor.
![]()
Gençlik Parkı’nda nikâh fotoğrafları
Ankara’da nikâhlar önce Türk Ocağı veya Halkevi’nde, daha sonraki dönemde ise Gençlik Parkı Nikâh Salonu’nda yapılıyordu. Törenlerde çekilen fotoğraflarda, dönemin tanınmış nikâh memuru Müçteba Yetişen de sık sık görülüyordu.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, Gençlik Parkı Nikâh Salonu’nun 1940’lı yıllarda inşa edildiğini ve uzun yıllar evlilik törenlerine ev sahipliği yaptığını belirtiyor. Yapı, 2023’te yenilenerek yeniden hizmete açıldı.
![]()
Havuzbaşı ve anıtlar hatıra fotoğraflarının adresiydi
Stüdyo dışında fotoğraf çektirmek de eski Ankara’da yaygındı. Seyyar fotoğrafçıların çoğalmasıyla Kızılay’daki Havuzbaşı, Ulus’taki Zafer Anıtı ve Sıhhiye’deki Gazi Paşa Heykeli önünde hatıra fotoğrafları çekiliyordu. 1930-1960 döneminin aile albümlerinde Ulus, Karaoğlan ve Anafartalar’da yürürken çekilmiş karelere de rastlanıyordu.
Bu noktalar genel hatıra fotoğrafçılığıyla anılıyor; gelin-damat portrelerinin başlıca adresi ise stüdyolar olmayı sürdürüyordu.
![]()
1950’lerde fotoğrafçı dükkânları mahallelere yayıldı
Fotoğraf makinelerinin ve fotoğraf çektirme alışkanlığının yaygınlaşmasıyla stüdyolar Ulus-Anafartalar hattının dışına çıktı. Kızılay çevresi kentin ikinci fotoğrafçılık merkezi haline gelirken, 1950-1955 yıllarında Ankara’nın hemen her semt ve mahallesinde fotoğrafçı dükkânları açılmıştı.
1970’lerde Dışkapı’da mahalle stüdyosu olarak kurulan Foto Doğan’ın daha sonra Demirtepe’de Doğan Color adıyla faaliyet göstermesi bu değişimin örneklerinden biriydi. İşletmenin arşivindeki 1984 tarihli dükkân görüntüsünde vitrinde “gelin” ve “artistik stüdyo” ifadeleri yer alıyor.
![]()
Dış mekân çekimleri 2000’lerden sonra öne çıktı
Fotoğrafçı Ajda Alçın, 2000’lerin başına kadar Ankara’da düğün fotoğraflarının ağırlıklı olarak stüdyoda çekildiğini anlatıyor. Alçın, 2004 sonrasında düğün hikâyesi ve dış mekân çekimleri üzerine çalışmaya başladığını belirtiyor.
2014’e gelindiğinde Seğmenler Parkı, gelin ve damatların açık hava çekimleri için en çok tercih edilen alanlardan biri olmuştu. Yaz aylarında aynı anda çok sayıda çiftin parkta fotoğraf çektirdiği görülüyordu. Dikmen Vadisi ile daha sonra Göksu Parkı da doğal çekim alanları olarak öne çıktı.
![]()
Ankara’nın düğün fotoğrafı adresleri yaklaşık bir asır içinde stüdyolardan mahalle fotoğrafçılarına, oradan da park ve açık hava alanlarına uzandı. Eski albümlerde çoğu zaman stüdyo perdesi önünde çekilen portreler yer alırken, bugün kentin farklı noktaları fotoğraf fonu olarak kullanılıyor.