Ra‘d Suresi’nin 28. ayetinde yer alan “Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur” ifadesi, zikir ve duanın manevi anlamının yanı sıra nörobilim araştırmalarında incelenen etkileriyle de gündeme geliyor. Araştırmalar, ritmik tekrarların beyin etkinliği ve bedenin rahatlama tepkileriyle ilişkisini ele alıyor.
![]()
Zikir ve nöroplastisite ilişkisi
Nörobilim uzmanı Dr. Andrew Newberg ve farklı araştırmacıların fMRI taramalarına dayanan çalışmalarında, düzenli dua ve zikir pratiklerinin beyin yapısındaki nöroplastik değişimlerle ilişkisi inceleniyor.
![]()
Kaygı ve korku tepkileriyle bağlantılı amigdalanın etkinliğinin dua ve zikir sırasında azaldığı; dikkat, karar verme ve duygu kontrolüyle ilgili ön lob etkinliğinin ise arttığı aktarılıyor. Bu değişimlerin kişinin sakinlik ve zihinsel kontrol hissiyle bağlantılı olduğu belirtiliyor.
Ritmik tekrarların bedensel etkileri
NCBI/PMC’de yayımlanan “Dini ilahiler söylemenin nörofizyolojik karşılıkları” başlıklı araştırma, manevi ifadelerin ritmik biçimde tekrarlanmasının otonom sinir sistemi üzerindeki etkilerini ele alıyor.
Araştırmada bu tür uygulamaların kalp atış hızı ve kalp ritmi değişkenliğiyle (HRV) ilişkili olduğu; kan basıncını düşürüp nefes alışverişini yavaşlatarak bedende rahatlama tepkisi oluşturabildiği aktarılıyor.
![]()
Dua ve tefekkür sırasında beyin dalgaları
EEG ölçümlerinde derin tefekkür, dua ve zikir sırasında Alfa ve Delta beyin dalgalarındaki değişimler gözlemleniyor. Alfa dalgaları, kişinin uyanık olduğu ancak gevşemiş ve dış dünyadaki kaygılardan uzak bir zihinsel durumla ilişkilendiriliyor. Bu dinginlik hâli, İslam literatüründeki “nefs-i mutmainne” kavramıyla da birlikte anılıyor.