Hürmüz Boğazı’ndaki nakliye sorunları gübre ve dizel maliyetlerini artırırken, 2027’de güçlü El Niño yaşanabileceği uyarısı küresel tarımsal üretime ilişkin riskleri gündeme taşıdı. Financial Times’ın aktardığı değerlendirmelere göre iki gelişmenin birleşmesi, gıda fiyatlarında ve enflasyonda yeni bir yükseliş dalgasına yol açabilir.
Hürmüz Boğazı’ndaki aksama gübre tedarikini etkiliyor
Dünya ticaretindeki üre gübresinin yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Boğazdaki sevkiyat aksamaları, gübre üretiminde kullanılan doğal gaz ve kükürt tedarikini de sekteye uğratıyor. Bangladeş’te sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) yetersizliği nedeniyle ülkedeki beş büyük üre fabrikasının dördünde üretimin durduğu bildirildi.
Dizel fiyatlarındaki artış da ekim maliyetlerinden ürünlerin pazara taşınmasına kadar uzanan süreçte lojistik ve nakliye giderlerini yükseltiyor. Artan girdi maliyetlerinin çiftçileri daha az gübre kullanmaya ve ekim alanlarını daraltmaya itebileceği, bunun da rekolteyi olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.
2027 için güçlü El Niño uyarısı
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) verileri, Pasifik’te deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin en az 2 derece üzerine çıkacağı güçlü bir El Niño olasılığına işaret ediyor. S&P Global Institute değerlendirmesinde, aşırı El Niño koşullarının Asya, Afrika ve Latin Amerika’da şiddetli kuraklık ve düzensiz sellere neden olabileceği, küresel tarımsal üretimi düşürebileceği uyarısı yapıldı.
Büyük üreticilerde rekolte kaybı riski
Aktarılan rapordaki tahminlere göre Brezilya’da mısır ve soya fasulyesi üretim beklentileri aşağı yönlü revize edildi. Avustralya’da buğday üretiminin 28 milyon tondan 22 milyon tona düşmesi öngörülüyor. Hindistan’da yetersiz muson yağışları buğday ve pirinç üretimini risk altına alırken, Endonezya ve Malezya’da olumsuz hava koşullarının palm yağı rekoltesini azaltması bekleniyor.
Girdi maliyetlerindeki artışın iklim kaynaklı üretim kayıplarıyla birleşmesi, gıda fiyatlarında sert yükselişlere yol açabilir. Bu durumun gelişmiş ekonomilerde gıda enflasyonunu yeniden artırabileceği, gıda ithalatına bağımlı daha az gelişmiş ülkelerde ise toplumsal ve ekonomik sorunları ağırlaştırabileceği değerlendiriliyor.