1 Kasım 2026
Angarali
Sola kaydırarak kapat
Ana Sayfa
Kategoriler
Diğer
SON DAKİKA
Mutfak musluğundan akan suyu bardağa dolduran eller
Çevre ve Kirlilik

Ankara’da musluk suyunun tadı ilçelere göre neden değişiyor?

Ankara’da musluk suyunun tadı su kaynakları, klorlama, dağıtım şebekesi ve bina tesisatına göre farklı algılanabiliyor. ASKİ yılda yaklaşık 100 bin analiz yapıldığını bildiriyor.

Mutfak musluğundan akan suyu bardağa dolduran eller

Ankara’da musluk suyunun tadı; suyun geldiği kaynak, arıtma ve dezenfeksiyon işlemleri, dağıtım şebekesi ile bina içi tesisat ve depolama koşullarının etkisiyle farklı algılanabiliyor. ASKİ’nin açıkladığı analiz verileri şehir şebekesinin düzenli kontrol edildiğini gösterirken, tat farklılığı tek başına suyun sağlık açısından güvenli olup olmadığını ortaya koymuyor.

ASKİ’nin 12 Ocak 2026 tarihli açıklamasına göre Ankara genelinde yılda yaklaşık 100 bin su analizi yapılıyor. Bunların yaklaşık 50 bini Sağlık Bakanlığı, 45 ila 50 bini ise ASKİ tarafından gerçekleştiriliyor; sonuçlar kurumun internet sitesinde bölge bazında yayımlanıyor. İlçeler arasında kesin bir tat veya kalite sıralaması yapmak için aynı zaman aralığında alınmış karşılaştırılabilir ölçümler gerekiyor.

Ankara’nın içme suyu farklı kaynaklardan sağlanıyor

ASKİ’nin İvedik İçme Suyu Arıtma Tesisi hakkındaki bilgilerine göre tesise Çamlıdere, Kurtboğazı ve Kesikköprü barajlarından ham su aktarılıyor. Kentin farklı yerleşimlerinde yerel ve yer altı su kaynaklarından da yararlanılabiliyor.

Kaynak sularının mineral bileşimi ve sertliği farklı olabildiğinden, kalsiyum, magnezyum, sülfat ve diğer çözünmüş maddeler suyun tadını etkileyebiliyor. Kaynakların kullanım oranlarındaki değişiklikler de arıtma tesisine ulaşan suyun bileşiminde farklılık yaratabiliyor. Ancak güncel ve doğrulanmış bir dağıtım tablosu olmadan, belirli bir mahallede hissedilen tadı doğrudan bir barajla ilişkilendirmek mümkün değil.

Lavabo üzerindeki musluktan su damlıyor

İvedik Tesisi kentin yaklaşık yüzde 90’ına hizmet veriyor

ASKİ’nin Aralık 2025’te yayımladığı bilgilere göre 1984’te hizmete giren İvedik İçme Suyu Arıtma Tesisi, Ankara’nın su ihtiyacının karşılanmasında önemli yer tutuyor ve kentin yaklaşık yüzde 90’ına hizmet veriyor. Tesiste üç arıtma ünitesi bulunuyor; her birinin günlük tasarım kapasitesi 564 bin metreküp. Artan ihtiyacı karşılamak için dördüncü ünitenin yapım süreci de başlatıldı.

Arıtılan su, ana iletim hatları, dağıtım şebekesi ve depolama sistemlerinden geçerek tüketiciye ulaşıyor. Bu nedenle suyun kaynaktaki özelliklerinin yanı sıra şebekenin işletme koşulları da tadı etkileyebiliyor.

Klor kokusu ve dağıtım şebekesinin etkisi

Klor, hastalık yapıcı mikroorganizmaların kontrolü ve suyun dağıtım sırasında mikrobiyolojik açıdan korunması için kullanılıyor. Sağlık Bakanlığının içme suyu izleme rehberinde, şebekenin uç noktalarındaki serbest klor düzeyinin normal koşullarda 0,2-0,5 mg/L aralığında tutulması gerektiği belirtiliyor.

Serbest klor suyun içindeki maddelerle reaksiyona giriyor ve zamanla azalabiliyor. Borularda kalış süresi, sıcaklık, boruların durumu ve şebekenin işletilmesi de klor düzeyinde rol oynuyor. Bu nedenle klor kokusunu yalnızca arıtma tesisine uzaklıkla açıklamak ya da belirli ilçelerin tamamında daha fazla veya daha az klor bulunduğunu söylemek doğru değil.

Çocuk mutfak musluğundan akan suyu içiyor

Bina tesisatı ve su depoları tadı değiştirebilir

Şebekeden binaya gelen su, musluğa ulaşmadan önce iç tesisattan, bağlantı parçalarından ve bazı yapılarda depolama sistemlerinden geçiyor. Eski metal borulardaki korozyon ve birikintiler suyun rengini, kokusunu veya tadını etkileyebilir; bakımsız depolar da depolama sırasında kirlenme riski oluşturabilir.

ASKİ, 10 Haziran 2024 tarihli açıklamasında apartman depolarının düzenli temizlenip dezenfekte edilmesi ve eski bina tesisatlarının yenilenmesi konusunda uyarıda bulundu. Bununla birlikte binanın yaşı tek başına suyun durumunu belirlemiyor: eski bir yapının tesisatı yenilenmiş, yeni bir yapının deposu ise bakımsız olabilir.

Şebeke analizleri ve evde kontrol

ASKİ, 4 Temmuz 2025 tarihli açıklamasında İvedik İçme Suyu Arıtma Tesisi’nden sağlanan suyun akredite laboratuvar ve İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kontrol edildiğini, analizlerin ilgili içme suyu kalite kriterlerine uygun bulunduğunu bildirdi. Bu sonuçlar kamu şebekesinin denetlendiğini gösteriyor; ancak her binanın iç tesisatındaki ve her musluktaki koşulların daima aynı olduğunu garanti etmiyor.

Tadın beğenilmemesi tek başına suyun sağlıksız olduğunu göstermediği gibi, belirgin bir tat veya koku değişikliğinin mutlaka zararsız olduğu da söylenemez. Ankaralılar ASKİ’nin internet sitesindeki Günlük Su Analiz Sonuçları bölümünden ilçe ve tarihe göre yayımlanan kayıtları inceleyebilir; ayrıca bina yönetiminden depo bakım ve temizlik tarihini öğrenip iç tesisatın durumunu kontrol edebilir.

Su belirgin biçimde bulanık, pas renginde veya alışılmadık kokudaysa, nedeni açıklığa kavuşana kadar içme ve yemek hazırlama amacıyla kullanmamak ihtiyatlı bir yaklaşım. Kaynatma işlemi çözünmüş metalleri veya kimyasal maddeleri ortadan kaldıran genel bir yöntem değil.

Mutfak musluğundan akan suyu bardağa dolduran eller

Ankara’da musluk suyunun tadı tek bir nedene bağlanamıyor. Kaynaklar, dezenfeksiyon, dağıtım şebekesi, depolar ve bina içi tesisat birlikte değerlendirilirken, kesin karşılaştırma aynı koşullarda alınmış laboratuvar numunelerine dayanıyor.

Musluk suyunun tadını etkileyen kaynaklar, arıtma süreci ve bina tesisatını anlatan infografik

Angaralı

Angarali’nin Ankara haberleri ve şehir rehberleri için kullanılan kurumsal yayın profili. Kent gündemi, ilçe haberleri, ulaşım duyuruları, kültür ve sanat etkinlikleri ile Ankara’da gezilecek yerler h…

Tüm yazıları

İlgili Haberler

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanır.

Ad ve e-posta bilgileriniz moderasyon, güvenlik ve gerektiğinde sizinle iletişim kurmak amacıyla işlenir. Ayrıntılar için Gizlilik Politikası sayfasını inceleyin.