Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ile Uluslararası Kayak ve Snowboard Federasyonu (FIS), iklim değişikliğinin kayak merkezlerinde kar koşullarını daha belirsiz hale getirdiğini bildirdi. Ortak rapora göre yapay kar, birçok tesiste sezonu sürdürmenin temel araçlarından biri olurken su ve enerji kaynaklarına ilişkin baskılar da artıyor.
![]()
Alp buzullarında erime hızlandı
“Kayak Merkezleri için Hava Durumu ve İklim Hizmetleri” başlıklı raporda, hava ve kar koşullarının tesislerin günlük işletmesinden uzun vadeli yatırım kararlarına kadar etkili olduğu vurgulandı.
Raporda, Batı Avrupa’nın ve bazı bölgelerin 2026’da kayıtlara geçen en sıcak yaz dönemlerinden birini yaşadığı belirtildi. Kuraklıkla birleşen aşırı sıcakların Alp buzulları ile kar örtüsünü olumsuz etkilediği aktarıldı.
İsviçre Buzul İzleme Kurumu GLAMOS verilerine göre, az kar yağışlı kışın ardından mayıs-eylül arasında süren sıcak hava dalgaları, İsviçre buzullarının kütle dengesini 2022’den bu yana kaydedilen en düşük ikinci düzeye indirdi. Raporda, 2022-2026 dönemindeki erime oranlarının önceki ölçümlerdeki herhangi bir beş yıllık dönemin iki katını aştığı, buz hacminin ise 2021’den itibaren yaklaşık yüzde 20 azaldığı kaydedildi.
Yapay kar için uygun koşullar daralıyor
Güvenilir kar koşullarının daha yüksek rakımlara kayması, alçak kesimlerdeki kayak altyapısının sürdürülebilirliğini etkiliyor. WMO ve FIS, yapay kar üretiminin birçok merkezde sezonu devam ettirebilmek için temel bir araç haline geldiğini belirtti.
Ancak yapay kar üretimi uygun sıcaklık ve nem koşullarına bağlı. Hava sıcaklıkları yükseldikçe bu koşulların daha seyrek görülmesi, sistemlerin verimini sınırlayabiliyor. Yaz yağışlarının azalması ve buzullardan beslenen akarsuların küçülmesi de üretimde kullanılacak suyun teminini güçleştirebiliyor.
Su ve enerji maliyetleri öne çıkıyor
Rapora göre sıcaklık artışı yapay kar üretiminin verimini düşürebilir; elektrik fiyatlarındaki yükseliş de enerji giderlerini artırabilir. İklim değişikliğine uyum, yalnızca kar üretim sistemlerine yatırım yapmaktan ibaret değil. Güvenilir hava ve iklim verilerinin kullanılması, mevsimsel değişimlerin izlenmesi ve uzun vadeli planlama da risk yönetiminde önem taşıyor.
WMO ve FIS, kar koşullarındaki belirsizliğin artmasıyla su kaynaklarının yönetimi, enerji maliyetleri ve iklim uyum yatırımlarının kayak turizminin geleceğinde daha belirleyici hale geldiğini değerlendirdi.