![]()
Ankara’da kütüphaneye ulaşamayanlara kitap götürmek üzere kurulan Gezici Kütüphane Servisi, 22 Nisan 1969’da hizmete girdi. Dönemin uygulamasında yetişkinler kayıt sırasında 5 lira depozito yatırarak okuyucu kartı alırken öğrenciler bu ödemeden muaf tutuluyordu. Depozito, hizmet sona erdiğinde iade ediliyordu.
Ankara İl Halk Kütüphanesi Müdürü Abdullah Savaşçı’nın imzasını taşıyan ve 1969’da dağıtılan el ilanı, gezici kütüphanenin güzergâhını, kitap koleksiyonunu ve ödünç alma koşullarını anlatıyordu. Belge, yıllar sonra Ayşe Füsun Öksüzoğlu’nun çalışmasıyla Türk Kütüphaneciliği dergisinde yayımlandı.
Ankara Gezici Kütüphanesi 22 Nisan’da yola çıktı
Türk Kütüphaneciliği dergisinin Nisan-Haziran 1969 dönemindeki haberlerine göre Millî Eğitim Bakanlığının halk kütüphanelerine dağıtılmak üzere yaptırdığı araçlardan ilki, 22 Nisan Salı günü Bakanlık otoparkında düzenlenen törenle Ankara İl Halk Kütüphanesine devredildi. Böylece Ankara Gezici Kütüphane Servisi resmen faaliyete başladı.
Öksüzoğlu’nun aktardığı bilgilere göre açılış, Millî Eğitim Bakanlığının Bakanlıklar’daki binasının bahçesinde; Kütüphaneler Genel Müdürlüğü çalışanları ve Ankara Üniversitesi Kütüphanecilik Kürsüsü öğretim üyelerinin katılımıyla yapıldı. Törenin ardından tanıtım amacıyla araçla kısa bir Ankara turu düzenlendi.
![]()
İlk güzergâhta 10 semt yer aldı
El ilanında hizmetin ilk aşamada Etlik, Gazi Mahallesi, Bahçelievler, Keçiören, İncesu, Demirlibahçe, Samanpazarı, Kavaklıdere, Küçükesat ve Aydınlıkevler’e götürüleceği duyuruluyordu. Hedef, yalnızca sabit kütüphaneye uzak yaşayanlara değil, işi nedeniyle kütüphaneye zaman ayıramayan Ankaralılara da ulaşmaktı.
Kitaplar ev hanımları ve öğrenciler gözetilerek seçildi
İl Halk Kütüphanesi, araçtan özellikle ev hanımlarıyla öğrencilerin yararlanmasını bekliyordu. Bu nedenle koleksiyonda çocuk bakımı ve yemek kitaplarının yanı sıra roman, tarih ve güzel sanatlar yayınlarına yer verilmesi planlanmıştı. Öğrencilerin okul ödevlerinde kullanabilmesi için başvuru eserlerinin de bol miktarda bulunacağı belirtiliyordu.
![]()
Yetişkinlerden alınan 5 lira iade ediliyordu
Kitap ödünç almak isteyenlerin önce kayıt formu doldurması, ev ve iş adreslerini bildirmesi gerekiyordu. Yetişkin okuyucu 5 lira depozito yatırdıktan sonra “istifade kartı” alıyor, bu kartla süre sınırı olmaksızın kitap okuyabiliyordu. Bu tutar her kitap için alınan bir ücret değildi: Gezici kütüphane hizmetinden ayrılan ya da taşınması nedeniyle artık yararlanamayacağını bildiren kişiye depozitosu geri veriliyordu. Öğrencilerden depozito alınmıyordu.
El ilanında kitapların özel olarak ciltlendiği ve plastik kapla korunduğu, bir kitabın maliyetinin 15 lira olduğu da aktarılıyordu. Kitaplar devlet demirbaşı sayıldığından, kaybedilen kitabın bedelinin okuyucu tarafından karşılanması gerekiyordu.
![]()
Ankara’da halka açık kütüphane olanağı sınırlıydı
Öksüzoğlu’nun aktardığına göre gezici kütüphane hizmeti başlamadan önce Ankara’da Ankara İl Halk Kütüphanesi ve Millî Kütüphane dışında, evde okumak üzere kitap ödünç veren bir cep kütüphanesi bulunuyordu. Yazar, bunların dışında halka açık kütüphane olmadığını belirtiyor. Başkentte gezici hizmet, İl Halk Kütüphanesi Müdürü Abdullah Savaşçı döneminde 1969’da başladı.
Ankara, Türkiye’de gezici kütüphaneciliğin ilk örneği değildi. Kültür ve Turizm Bakanlığının tarihçesinde, Mustafa Güzelgöz’ün 1960’lı yıllarda Ürgüp çevresindeki köylere yük hayvanlarıyla kitap ulaştırdığı ve gezici kütüphane taşıtı alınması için ilk bütçenin 1963’te ayrıldığı aktarılıyor.
Gezici kütüphaneler günümüzde dijital olanaklar da sunuyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, gezici kütüphaneleri yerleşik kütüphane hizmetlerinden yararlanamayanlara ulaşan halk kütüphanesi birimleri olarak tanımlıyor. Modern araçlarda ortalama 2 binin üzerinde kitabın yanı sıra bilgisayar, internet bağlantısı, yazıcı, projeksiyon, televizyon ve eğitim materyalleri bulunabiliyor. Bakanlığın Haziran 2026 itibarıyla verdiği bilgiye göre 78 araç takip sistemiyle izleniyor; hizmet 81 ile yayılmış durumda.
1969’da Ankara’da başlayan sistem, belirli semtlere kitap ulaştıran bir araç ve ödünç alma kartı üzerine kuruluydu. Gezici kütüphaneler, yıllar içinde sundukları olanaklar değişse de sabit kütüphaneye erişemeyenlere hizmet götürme amacını sürdürüyor.