Gazeteci Şenol Ateş, meslek yaşamında tanık olduğu olayları, yaşadığı mücadeleleri ve gazetecilik ilkelerine ilişkin değerlendirmelerini “Gezi’de TOMA’nın Önünde Ben Vardım” adlı kitabında bir araya getirdi. “Atatürkçü-Devrimci Bir Gazetecinin 45 Yıllık Anıları” alt başlığını taşıyan eser, 5 Kasım 2026’da okurla buluştu.
Kitapta Gezi olaylarından medya kuruluşlarındaki mücadelelere, siyasetçilerle yaşanan görüşmelerden meslek ilkelerinin ihlal edildiği örneklere kadar çeşitli anı ve olaylar anlatılıyor. Ateş, çalıştığı kurumlarda karşılaştığı tartışmaları ve gazetecilik adına kabul edilemez bulduğu uygulamaları da aktarıyor.
Siyaset ve medya dünyasından anılar
Eserde Bülent Ecevit’in seçim gezisi sırasında gazetecilere kuru fasulye ısmarlaması, Başbakan Yıldırım Akbulut’un bir haberin ardından Ateş’in alnını karışlaması ve Süleyman Demirel’in eşi Nazmiye Hanım’ı yatıştırdığı olay gibi anekdotlar yer alıyor. Başbakan Necmettin Erbakan’ın karşısına çıplak ayakla çıkan kameramanın hikâyesi de kitapta anlatılıyor.
Ateş, kitapta “Abdülkadir Selvi’nin önünü nasıl açtım?” sorusuna da yanıt veriyor. Güneş gazetesindeki direniş, Ankara bürosunu devralmaya silahla geldiği belirtilen Fatih Altaylı’yla ilgili olay ve gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Uluç Gürkan’ın tazminat meselesi nedeniyle ayrılması da öne çıkan konular arasında.
Kitapta ayrıca Ateş’in TGRT’de Sebahattin Önkibar’la çalıştığı günler ile Muazzez Ersoy’un Enver Ören’e yönelttiği soru aktarılıyor. Ergenekon ve Balyoz davalarının yaşandığı dönemde Sabah gazetesinde çalışan Ateş, Ankara Temsilcisi Aslı Aydıntaşbaş ve temsilci yardımcısı Okan Müderrisoğlu’yla yaşadıklarını, gazeteden neden ve kimin aracılığıyla ayrıldığını da anlatıyor.
Meslek ilkeleri ve genç gazeteciler
Ateş, meslek yaşamında yükselmek, makam sahibi olmak ya da yöneticilere hoş görünmek uğruna gazetecilik duruşundan ödün vermediğini belirtiyor. Kitabında yalnızca başkalarını eleştirmeyi değil, gazetecilik dünyasındaki yanlışları sorgulamayı da amaçladığını ifade ediyor; bu yönüyle çalışmayı meslek camiasına dönük bir özeleştiri olarak görüyor.
Gazetecilik öğrencileri ve mesleğe yeni başlayanlar için deneyim ve başvuru kaynağı olmasını hedeflediği kitapta Ateş, gazeteciliğin haber yazıp olay aktarmanın ötesinde cesaret, vicdan, bağımsızlık, sorumluluk ve ilkelere bağlılık gerektirdiğini vurguluyor.
“Yaşananları tarihe not düşmek istedim”
Ateş, kitaptaki bazı anıların kimi kişileri rahatsız edebileceğinin farkında olduğunu; anlatımların yaşanmış olaylara dayandığını ve abartı ya da yanlış bilgiden uzak durmak için metinleri defalarca gözden geçirdiğini söylüyor. Herhangi bir kişi veya kurumu hedef almadığını belirten gazeteci, amacının meslek yaşamında tanık olduğu olayları kayda geçirmek olduğunu ifade ediyor.
“Gezi’de TOMA’nın Önünde Ben Vardım”, Ateş’in gazetecilik yaşamındaki tanıklıklarını, mücadelelerini ve meslek ilkelerine bağlılığını anlatıyor.