Ekonomist Sefer Humar, gram altında kesintisiz yükseliş beklemediğini belirterek 6.100–6.750 TL aralığında dalgalı bir seyir öngördü. 50 bin TL birikimi olanların tüm paralarını tek seferde altına yatırmasını doğru bulmayan Humar, alım kararında ihtiyaçların ve yatırım vadesinin dikkate alınmasını önerdi.
![]()
Altın fiyatlarındaki hareketlilik, birikimini değerlendirmek isteyenlerin ne zaman alım yapmaları gerektiği sorusunu gündeme getiriyor. Yeni Ankara’ya konuşan Ekonomist Sefer Humar, fiyatların geçmişteki hızla yükselmeyi sürdürmesini beklemediğini, yatırımcıların olası geri çekilmeleri de hesaba katması gerektiğini söyledi.
![]()
Gram altında 6.100–6.750 TL aralığına dikkat çekti
Humar, altının yükselişinde bir soluklanma ve düzeltme ihtimali bulunduğunu belirtti. Gram altın için 6.100–6.750 TL bandını izlenmesi gereken bir aralık olarak nitelendirdi; bunun kesin bir fiyat hedefi olmadığını vurguladı. Küresel gelişmelerin yanı sıra ons altın ve döviz kurundaki değişimlerin fiyatları etkileyebileceğini kaydetti.
Ekonomiste göre geçmişte yaşanan hızlı yükseliş, aynı ivmenin gelecekte de süreceğini göstermiyor. Bu nedenle yatırım kararları yalnızca yükseliş beklentisine dayandırılmamalı.
50 bin TL birikimi tek seferde yatırmayın uyarısı
Elinde 50 bin TL bulunan bir kişinin bütün birikimini tek seferde altına yatırmasını doğru bulmadığını söyleyen Humar, hızlı yükseliş dönemlerinde fırsatı kaçırma endişesiyle yapılan alımların yatırımcıyı zorlayabileceğini ifade etti.
Humar, yatırımcıların karar verirken kendi ihtiyaçlarını ve yatırım vadelerini gözetmesini; fiyat yükselirken acele alım yapmamasını, düşüşte panikle satışa yönelmemesini önerdi. Yeni fiyat seviyelerinin izlenmesi ve tüm birikimin tek bir yatırım aracına bağlanmaması gerektiğini de belirtti. Nakit ihtiyacı ve yatırım süresi, alım kararında dikkate alınması gereken unsurlar arasında yer alıyor.
![]()
Altındaki nominal artış, alım gücündeki artış anlamına gelmeyebilir
Humar, altının TL karşılığı yükselirken market, kira ve eğitim giderlerinin de artabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle gram altın birikiminin parasal değerindeki artış, kişinin günlük yaşamında aynı ölçüde refah artışı sağladığı anlamına gelmeyebilir.
Ekonomiste göre gerçek kazancı değerlendirmek için altının TL karşılığının yanı sıra konut, otomobil, gıda ve diğer temel ihtiyaçlar karşısındaki alım gücüne de bakılmalı. Yalnızca gram altının fiyatındaki değişim üzerinden ekonomik refah değerlendirmesi yapmak yeterli değil.
![]()
Merkez bankalarının alımları güçlü, ancak fiyat artışı garantisi değil
Altının uluslararası seyrini etkileyen başlıklar arasında jeopolitik riskler, ABD Merkez Bankasının faiz politikası, doların hareketi ve merkez bankalarının rezerv tercihleri bulunuyor. Humar, merkez bankalarının altın rezervlerini artırmasının uzun vadeli talebi desteklediğini, ancak bunun sürekli fiyat artışı anlamına gelmediğini söyledi.
Dünya Altın Konseyinin 3 Kasım 2026’da yayımladığı üçüncü çeyrek raporuna göre merkez bankaları ve diğer resmî kuruluşların 2026’nın üçüncü çeyreğindeki net altın alımları yaklaşık 321 ton oldu. Ocak-eylül dönemindeki toplam alım miktarı ise 675 tona ulaştı. Humar, kurumsal talebin güçlü olmasının bireysel yatırımcı için her fiyat seviyesini uygun kılmadığını belirtti.
Yatırım kararında ihtiyaç alımı ile kazanç beklentisini ayırın
Humar, altının sürekli yükseleceği düşüncesine kapılmanın yatırımcılar açısından risk oluşturabileceğini söyledi. Fiyat yükselirken fırsatı kaçırma korkusuyla alım, gerileme yaşandığında ise zarar endişesiyle satış yapılmasının yanlış zamanlamaya yol açabileceğine dikkat çekti.
Düğün hazırlığı yapan, çocuğu için altın almak isteyen veya küçük birikimini değerlendirenlerin ihtiyaç amacıyla yapılan alımla kazanç beklentisine dayalı yatırımı birbirinden ayırması gerektiğini belirten Humar, işçilik maliyeti ile kuyumculardaki alış-satış farkının da hesaba katılmasını önerdi.
![]()
Humar: Alım ve satımda acele etmeyin
Humar, önümüzdeki dönemde kesintisiz yükselişten çok dalgalı bir seyir beklediğini yineledi. 6.100–6.750 TL aralığının kendi piyasa değerlendirmesi olduğunu ve kesin tahmin olarak görülmemesi gerektiğini kaydetti. Tüm birikimi altına yatırmanın ya da fiyat düşünce panikle satış yapmanın doğru olmadığını söyledi.
Ekonomist, yatırımcıların fiyat hareketlerine heyecan veya panikle karşılık vermek yerine piyasayı izleyip risklerini yönetmesini önerdi. Birikimi korumanın da kazanç sağlamak kadar önemli olduğunu belirtti. Haberde yer alan değerlendirmeler Sefer Humar’ın görüşlerini yansıtıyor ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımıyor.