İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, istinafın Seçil Erzan hakkındaki 102 yıl 4 aylık hapis hükmünü bozmasının ardından yeni mütalaasını mahkemeye sundu. Savcılık, Erzan’ın tutukluluğunun sürmesini isterken bazı müştekilere yönelik eylemlerin basit, bazılarının ise nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesini talep etti.
![]()
28 Ekim tarihli sekiz sayfalık mütalaa, İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’ne iletildi. Belgede Arda Turan, Fernando Muslera ve Selçuk İnan’ın da aralarında olduğu müştekilere yönelik eylemler ayrı ayrı ele alındı. Savcılık ayrıca Ali Yörük, Atilla Yörük, Nazlı Can, Hüseyin Eligül ve Nur Erkasap’ın çeşitli suçlardan cezalandırılmasını istedi.
Erzan için 6 Ekim 2025’te sunulan önceki mütalaada 342 yıla kadar hapis talep edilmişti. Yeni belgede toplam bir hapis süresi belirtilmeyerek, her müştekiye yönelik eylemin hangi suç kapsamına girdiği ve hangi ceza artırımlarının uygulanması gerektiği sıralandı.
İstinaf, ilk hükmü neden bozdu?
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, 1 Aralık 2025’te Erzan’a 102 yıl 4 ay hapis cezası vermişti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, 16 Nisan 2026’da hükmü bozarak dosyayı ilk derece mahkemesine gönderdi. İstinaf, eylemlerin yanlış kanun maddeleriyle değerlendirildiğine, savunma hakkı bakımından eksiklikler bulunduğuna ve özel belgede sahtecilik suçlarının ayrı ayrı incelenmesi gerektiğine işaret etti.
![]()
Soruşturma 2023’te başlamıştı. Dava kayıtlarına göre Erzan, yüksek kazanç vaadiyle aralarında futbolcuların da bulunduğu 20’den fazla kişiden milyonlarca dolar topladı. Arda Turan’ın yaklaşık 7,5 milyon dolar, Muslera’nın ise yaklaşık 500 bin dolar maddi kayba uğradığı kayıtlara geçti.
Dolandırıcılık suçunun niteliği yeniden ele alındı
İstinaf kararında, kişinin banka şube müdürü olması, görüşmelerin banka binasında yapılması ya da paranın banka hesabına gönderilmesinin tek başına nitelikli dolandırıcılık için yeterli olmadığı belirtildi. Yeni mütalaada, bankanın kurumsal belgelerinin veya maddi araçlarının hile amacıyla aktif kullanıldığı eylemler nitelikli dolandırıcılık; kişisel güven ve ikna yoluyla gerçekleşen para transferleri ise basit dolandırıcılık olarak değerlendirildi.
![]()
Arda Turan için zincirleme suç artırımı istendi
Savcılık, Turan’a yönelik fiilleri basit dolandırıcılık kapsamında değerlendirdi. Turan’dan farklı tarihlerde ve farklı yatırım çağrılarıyla tekrar tekrar para alındığı gerekçesiyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması talep edildi. Aynı artırım talebi Mert Zeydanlı, Burhan Taşpolat, Evrim Pınar Güzel, Ömer Kahraman, Uğur Gözaçan, Nurettin Gözaçan ve Nuray Şengüler’e yönelik eylemler için de yer aldı.
![]()
Muslera ve Selçuk İnan için zincirleme suç uygulanmadı
Muslera ile Selçuk İnan’a yönelik para teslimlerinin, önceden belirlenen toplam tutarın sonradan taksitler hâlinde verilmesi biçiminde gerçekleştiği belirtildi. Her teslimde yeniden suç işleme kastının kanıtlanamadığı değerlendirmesiyle zincirleme suç koşullarının oluşmadığı sonucuna varıldı. Savcılık, bu iki isim ile eski tercüman Musa Mert Çetin’e yönelik eylemlerde artırım uygulanmadan basit dolandırıcılık hükümlerinin esas alınmasını istedi.
![]()
Buse Terim ve Terim Arıcan için tek ceza talebi
Mütalaaya göre Buse Terim’in parası, Terim Arıcan aracılığıyla Arıcan’ın kendi parasıyla birleştirilerek tek seferde teslim edildi. Savcılık, tek bir eylem bulunduğu gerekçesiyle Erzan hakkında iki kişiye karşı ayrı ayrı ceza yerine, bir fiille birden fazla kişiye karşı aynı suçun işlenmesine ilişkin hüküm uyarınca tek ceza verilmesini talep etti. Bu ceza için zincirleme suç hükümleri kapsamında artırım da istendi.