22 Ekim 2026
Angarali
Sola kaydırarak kapat
Ana Sayfa
Kategoriler
Diğer
SON DAKİKA
Kuraklık nedeniyle çatlayan toprakta küçük bir bitki
Çevre ve Kirlilik

Tağıl: Kentler kuraklık ve sel riskine birlikte hazırlanmalı

Prof. Dr. Şermin Tağıl, Ege’deki kuraklık baskısına karşı su kaynaklarının korunması ve yağmur suyunun depolanmasını; kentlerin ise kuraklık ve sel riskine birlikte hazırlanmasını önerdi.

İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Tağıl, değişen iklim koşullarında kentlerin hem kuraklık hem de aşırı yağış ve sel riskine karşı önlem alması gerektiğini söyledi. Tağıl, yağmur suyunun toplanıp depolanmasının ve ihtiyaç duyulan dönemlerde kullanılmasının önemini vurguladı.

Kuraklık nedeniyle çatlayan toprakta küçük bir bitki

Ege’de kuraklık baskısı sürüyor

Akdeniz havzasında görülen kuraklaşma eğiliminin Ege Bölgesi’ni de etkilediğini belirten Tağıl, yağışların beklenen seviyede gerçekleşmemesinin toprak nemini düşürdüğünü, tarımsal üretimi zorlaştırdığını ve yer altı su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti.

Kuraklığın Ege’nin her kesiminde aynı düzeyde yaşanmadığını ifade eden Tağıl, özellikle Kuzey Ege’de uzun süredir devam eden kuraklık baskısına dikkati çekti. Kıyı ve iç kesimlerin yağış ve su kaynakları bakımından farklılık gösterdiğini belirtti.

Tağıl’a göre, gelecek döneme ilişkin yağış beklentileri su kaynaklarının toparlanmasını tek başına güvence altına almıyor. Yağışın miktarının yanı sıra ne zaman ve ne şiddette düştüğü, toprağa ne ölçüde sızdığı da önem taşıyor. Yer altı suyu rezervlerinin yeniden beslenmesinin zaman aldığını, kurak dönemlerde aşırı kullanılan kaynakların iyileşmesinin daha uzun sürebildiğini söyledi.

Yağmur suyu hasadı ve su kayıplarının azaltılması

Tağıl, kentlerde yağmur suyu hasadının yaygınlaştırılması, şebeke kayıplarının azaltılması ve arıtılmış suyun yeniden kullanılması gerektiğini belirtti. Tarımsal sulama ile yer altı suyu kullanımının da havzaların su kapasitesine göre yönetilmesi çağrısında bulundu.

İklim değişikliği bakımından yağışın zamanlaması, şiddeti ve mekânsal dağılımının da miktarı kadar dikkate alınması gerektiğini dile getiren Tağıl, uzun süre yağış almayan toprağa kısa zamanda yoğun yağış düştüğünde suyun tamamının toprağa sızamayabileceğini anlattı. Yüzey akışına geçen suyun sel riskini artırabileceğini, kentlerdeki beton ve asfalt yüzeylerin de bu etkiyi ağırlaştırabileceğini kaydetti.

Şiddetli yağışın tek başına kuraklığın bittiği ya da su kaynaklarının yeterince beslendiği anlamına gelmediğini belirten Tağıl, tek bir yağış olayının doğrudan iklim değişikliğine bağlanmasının doğru olmayacağını söyledi.

“Suyu ihtiyaç duyulan döneme aktarmalıyız”

Kentlerin yalnızca kuraklığa ya da yalnızca sele karşı değil, iki riske birden hazırlanması gerektiğini vurgulayan Tağıl, yağmur suyunun uygun alanlarda toprağa sızmasının sağlanmasını, çatı sularının toplanıp depolanmasını ve şebeke kayıplarının azaltılmasını önerdi. Tağıl, “Mesele yalnızca ne kadar yağmur yağdığı değil, düşen suyu ne ölçüde tutabildiğimiz ve ihtiyaç duyduğumuz döneme aktarabildiğimizdir” dedi.

Kaynaklar ve editoryal şeffaflık

Kaynak: Başkent - Ankara'nın Gazetesi

Angaralı

Angarali’nin Ankara haberleri ve şehir rehberleri için kullanılan kurumsal yayın profili. Kent gündemi, ilçe haberleri, ulaşım duyuruları, kültür ve sanat etkinlikleri ile Ankara’da gezilecek yerler h…

Tüm yazıları

İlgili Haberler

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanır.

Ad ve e-posta bilgileriniz moderasyon, güvenlik ve gerektiğinde sizinle iletişim kurmak amacıyla işlenir. Ayrıntılar için Gizlilik Politikası sayfasını inceleyin.