Ankara’nın Altındağ ilçesinde, Ulus’taki İtfaiye Meydanı yakınında bulunan Karyağdı Hatun Türbesi, ağustos ayında kar yiyen hamile bir genç kadının ölümünü anlatan halk hikâyesiyle tanınıyor. Kitabe ve tarih kayıtları ise efsanenin ayrıntılarını doğrulamıyor; yapının tarihi ve hikâyenin yazılı kaynaklara geçişi farklı belgelere dayanıyor.
![]()
Türbe kitabesinde kar hikâyesi yer almıyor
Halk anlatısına göre hamile bir genç kadın ağustos ayında kar aşeriyor, duası üzerine yağan kardan yedikten sonra hastalanarak hayatını kaybediyor. Türbenin bu kadın için yapıldığına inanılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının envanterinde yapı, sekizgen planlı, taş ve tuğla örgülü olarak tanımlanıyor; yapım tarihi 1577-1578, yani Hicri 985 olarak veriliyor. Ankara Valiliği ile Ankara Kalkınma Ajansının “Ankara Vakıf Eserleri” kitabı da türbenin vefat eden genç bir kadın için inşa edildiğini belirtiyor.
Kitabe bir ağıt niteliğinde
Yapının taş kitabesinde genç kadının ölümüne duyulan üzüntüyü anlatan dizeler bulunuyor. “Ah! Vaveyla ki cellad felek / Hâke saldı bu gül-i nazikteri” sözleri, ölen kişiyi narin bir güle benzetiyor. Kitabenin devamında mezarın aydınlık, kişinin ise ahirette cennete ulaşması için dilekte bulunuluyor. Kadının adı yazıtta açıklanmıyor ve ağustos ayında yağan kara ilişkin bir ifade de yer almıyor. Bu nedenle “Karyağdı” adının yapıya daha sonraki dönemde halk tarafından verilmiş olabileceği değerlendiriliyor.
![]()
Kaynaklarda farklı tarihler kullanılıyor
Kültür Portalı’ndaki türbe kayıtlarında tarihlendirme konusunda tutarsızlıklar bulunuyor. Bir sayfada yapım yılı 1477 olarak aktarılırken, başka bir sayfada 1577-1578 tarihiyle birlikte kadının 15. yüzyılda yaşadığı bilgisi yer alıyor. Hicri 985’in miladi karşılığı 1577-1578 olduğundan, 1477 tarihi ve 15. yüzyıl vurgusu teyit edilmemiş bilgiler olarak dikkat çekiyor.
Efsanenin yazılı izleri 20. yüzyıla uzanıyor
Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi arşivindeki 20 Mayıs 1942 tarihli rölöve kaydı, Yusuf Akyurt imzasını taşıyor ve yapının o tarihte “Karyağdı” adıyla anıldığını belgeliyor. Hikâyenin yazılı anlatımı ise Nezihe Araz’ın 3 Kasım 1956’da Havadis gazetesinde yayımlanan “Anadolu Evliyaları, Karyağdı Hatun” tefrikasına kadar izlenebiliyor. Hikmet Tanyu, 1961’de yayımladığı akademik makalesinde Araz’ın çalışmasını kaynak gösteriyor. Araştırmacılar, anlatının gazetede yayımlanmadan önce türbedarlar arasında sözlü olarak aktarıldığına işaret ediyor.
![]()
Halk hikâyesi operaya da taşındı
Nezihe Araz’ın kaleme aldığı efsane, Okan Demiriş tarafından 1983’te üç perdelik opera olarak bestelendi. Eserin dünya prömiyerini 21 Aralık 1985’te İstanbul Devlet Opera ve Balesi gerçekleştirdi. Operadaki Yazgülü ve Canali karakterleri tarihî kişiler değil, sanatsal kurgu kapsamında oluşturuldu. Yapıt, 15 Aralık 2012’de Ankara Devlet Opera ve Balesinde de sahnelendi.
Karyağdı Hatun Türbesi, Ulus çevresinde Ankara’nın kültürel mirasına ilgi duyan ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Yapı, tarihî belgelerle halk anlatısının kesiştiği bir miras örneği olarak anılıyor.