TCMB Başkanı Fatih Karahan, fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi. Karahan, enflasyondaki gerileme eğilimine rağmen jeopolitik gelişmelerin yukarı yönlü risk oluşturduğunu belirtti.
Karahan, Ankara’da Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD) Ankara Şubesi ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliğinde düzenlenen Ekonomi Buluşması’na katıldı. Programa TÜGİAD Ankara Yönetim Kurulu Başkanı Aykut Çakmaklı, TÜGİAD Genel Başkanı Gürkan Yıldırım ve davetliler de katıldı. Etkinlikte ekonomideki güncel gelişmeler, iş dünyasının beklentileri ve önümüzdeki döneme ilişkin fırsatlar ele alındı.
![]()
Karahan’dan genç girişimlere ve fiyat istikrarına vurgu
Genç girişimlerin istihdam ve ekonomik faaliyet bakımından önemine değinen Karahan, 2021 ve sonrasında kurulan işletmelerin ekonomide kayda değer bir yer edindiğini ifade etti. 2016-2020 döneminde kurulan işletmelerin istihdam ve cirodaki paylarının ise daha yüksek olduğunu belirtti.
Yeni girişimlerin yenilikçi ve küresel ölçekte rekabetçi işletmelere dönüşmesinin yatırım yapmalarına, gelişmelerine ve ölçek kazanmalarına bağlı olduğunu söyleyen Karahan, yüksek ve oynak enflasyonun fiyat sinyallerini zayıflattığını, işletmelerin gelecek maliyet ve gelirlerini öngörmesini güçleştirdiğini kaydetti. Bu koşulların uzun vadeli finansmana erişimi sınırlayıp yatırım kararlarını zorlaştırdığını belirten Karahan, fiyat istikrarının uzun vadeli planlamayı kolaylaştırarak yatırım ve üretim ortamını iyileştirdiğini söyledi.
Kira enflasyonunda yavaşlama beklentisi
Kira enflasyonunda belirgin bir yavaşlama görüldüğünü belirten Karahan, gerilemenin devam edeceğini ifade etti. Temel mallarda jeopolitik gelişmelerin etkisiyle nisanda güçlenen fiyat artışlarının izleyen aylarda yavaşladığını ve yakın dönem eğiliminin yıllık temel mal enflasyonunun altına indiğini aktardı.
Karahan, sıkı para politikasının tüketim talebindeki yavaşlama ve Türk lirasındaki ılımlı seyirle birlikte, arz yönlü baskılara rağmen temel mal enflasyonundaki artışı sınırladığını söyledi. Son dönemdeki arz şoklarının enflasyona etkisinin sınırlı kalmasında para politikasının önemine dikkat çekti.
TL mevduatın payı yüzde 61’in üzerinde
Fon piyasalarındaki gelişmeler sonrasında finansal sisteme ve Türk lirasına güvenin güçlü seyrettiğini belirten Karahan, sıkı para politikası, makro ihtiyati araçlar ve alınan önlemlerin etkisiyle TL mevduatın güçlü biçimde arttığını kaydetti. Yabancı para mevduatlarda dalgalı bir seyir yaşandığını, tüzel kesimde ise sınırlı artış görüldüğünü söyledi.
Karahan’ın paylaştığı bilgilere göre, özellikle ikinci çeyrekten itibaren TL mevduata girişler hızlandı ve TL mevduatın payı yüzde 60’ın üzerinde seyretti. Para piyasası fonlarından çıkan tutarların büyük ölçüde TL mevduata yönelmesiyle bu pay son dönemde yüzde 61’in üzerinde kaldı.
Brüt rezervlerin 27 Şubat’ta 210 milyar dolar düzeyindeyken 30 Ekim itibarıyla 158 milyar dolara gerilediğini aktaran Karahan, 27 Şubat sonrasındaki düşüşün 30 milyar dolarlık bölümünün altın fiyatlarındaki gerilemeden kaynaklandığını belirtti.
“İhtiyatlı olmaya devam edeceğiz”
Fiyat istikrarını sürdürülebilir büyüme ve sağlıklı yatırım ortamı için önemli bir ön koşul olarak nitelendiren Karahan, son verilerin sıkı para politikasının etkisiyle enflasyonun ana eğilimindeki düşüşü teyit ettiğini söyledi. Jeopolitik gelişmelerin yukarı yönlü riskleri canlı tuttuğunu belirten Karahan, dezenflasyon kazanımlarını korumak için ihtiyatlı davranacaklarını ve fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunu sürdüreceklerini vurguladı.