Azerbaycan ile İsrail arasındaki ortaklık; petrol ticareti, savunma teknolojileri ve bölgesel güvenlik başlıklarında gelişti. 1992’de kurulan diplomatik ilişkiler, Bakü’nün farklı ülkelerle eş zamanlı bağlar yürüttüğü dış politika yaklaşımının da bir parçası.
![]()
Diplomatik ilişkiler 1992’de kuruldu
İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler, Azerbaycan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından 1992’de başladı. Bakü yönetimi, İsrail’le bağlarını Batı ülkeleriyle ilişkilerini çeşitlendirme ve uluslararası ortaklıklarını geliştirme çerçevesinde ilerletti. Azerbaycan’daki Yahudi topluluğu da bu ilişkilerin geliştiği zeminin unsurlarından biri oldu.
İsrail açısından Azerbaycan; Güney Kafkasya’daki konumu, enerji kaynakları ve İran’la sınır komşuluğu nedeniyle önem taşıyor. Azerbaycan ise İsrail’le yakınlığını, Türkiye’yle sürdürdüğü siyasi ve askerî ortaklıktan ayrı olarak kendi çok yönlü dış politikası içinde yürütüyor.
Petrol ticareti ilişkilerin ekonomik ayağını oluşturuyor
Azerbaycan petrolü, İsrail’in enerji tedarikinde önemli bir yer tutuyor. Hazar Denizi’nden çıkarılan petrol, Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattıyla Akdeniz’e ulaştırılıyor; buradan tankerlerle taşınan petrolün alıcıları arasında İsrail de bulunuyor.
Bu ticaret Azerbaycan’a enerji kaynaklarını uluslararası pazarlara ulaştırma, İsrail’e ise tedarik kaynaklarını çeşitlendirme imkânı sağlıyor. Enerji ilişkisi, iki ülke arasındaki siyasi bağların sürekliliğini destekleyen başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.
Azerbaycan’ın İsrail’le petrol ticaretini sürdürmesi, Türkiye’nin İsrail politikasından farklı bir tablo ortaya koyuyor. Ankara, Gazze’deki saldırılar nedeniyle İsrail’e yönelik siyasi ve ekonomik yaptırımlar uygularken Bakü, petrol ticaretini ve ikili ekonomik ilişkilerini devam ettiriyor.
İsrail’den alınan askerî sistemler Karabağ Savaşı’nda gündeme geldi
İsrail, Azerbaycan’ın uzun süredir silah ve askerî teknoloji tedarik ettiği ülkeler arasında yer alıyor. Bakü; insansız hava araçları, füze sistemleri, hava savunma teknolojileri ve mühimmat alanlarında İsrail şirketlerinden alımlar yaptı.
2020’deki İkinci Karabağ Savaşı sırasında İsrail yapımı insansız hava araçları ve diğer askerî sistemlerin kullanılması, savunma iş birliğini uluslararası gündeme taşıdı. Azerbaycan savunma tedarikini yalnızca İsrail’le sınırlamıyor; Türkiye, Pakistan ve başka ülkelerle de askerî iş birliği yürütüyor. İsrail’den alınan sistemler ise Bakü’nün askerî teknolojisini çeşitlendirme politikasında yer tutuyor.
İran faktörü ilişkilere jeopolitik boyut katıyor
İran’ın hem Azerbaycan’ın güney komşusu hem de İsrail’in bölgedeki başlıca rakiplerinden biri olması, Bakü-Tel Aviv ilişkilerine jeopolitik bir boyut kazandırıyor. İsrail, Azerbaycan’la bağlarını Güney Kafkasya’daki etkisini güçlendirme açısından önemserken Bakü, farklı savunma ve güvenlik ortaklıklarıyla dış politikadaki hareket alanını genişletiyor.
İran yönetimi geçmiş yıllarda Azerbaycan ile İsrail arasındaki askerî iş birliğine ilişkin endişelerini dile getirdi. Bakü ise Azerbaycan topraklarının başka devletlere karşı kullanılmasına izin vermediğini savundu.
Bakü, Ankara’yla müttefikliğini korurken Tel Aviv’le ilişkilerini sürdürüyor
Türkiye ile Azerbaycan siyasi, askerî ve ekonomik alanlarda yakın müttefik. Karabağ sürecinde Türkiye’nin verdiği destek bu iş birliğini güçlendirdi. Ancak İsrail politikası konusunda iki ülkenin yaklaşımı farklılaşıyor: Türkiye, Gazze’deki gelişmeler nedeniyle İsrail yönetimine yönelik eleştirilerini artırırken Azerbaycan, Tel Aviv’le ilişkilerini kesmedi; petrol ve savunma alanındaki bağlar sürdü.
Bakü’nün İsrail’le ilişkilerini devam ettirmesi, Türkiye’yle stratejik ortaklığından vazgeçtiği anlamına gelmiyor. Azerbaycan, Ankara’yla yakınlığını korurken İsrail’in yanı sıra Rusya, Avrupa ülkeleri ve Orta Asya devletleriyle de kendi çıkarları doğrultusunda ilişkiler yürütüyor.
Ortaklık karşılıklı ihtiyaçlara dayanıyor
1992’den bu yana gelişen Azerbaycan-İsrail ilişkileri; diplomasi, petrol ticareti, askerî teknoloji ve güvenlik alanlarındaki ortak çıkarlar üzerine kurulu. İsrail enerji tedarikini çeşitlendirmeyi ve Güney Kafkasya’daki bağlarını güçlendirmeyi hedeflerken Azerbaycan enerji ihracatını sürdürmeye, savunma kapasitesini geliştirmeye ve farklı güç merkezleriyle ilişkilerini genişletmeye çalışıyor.
Bu nedenle iki ülke arasındaki yakınlaşma yalnızca Türkiye’yle yaşanan son farklılıklar üzerinden açıklanamıyor. Bakü’nün Ankara’yla müttefikliğini sürdürürken Tel Aviv’le de ortaklığını koruması, farklı aktörlerle eş zamanlı ilişki yürütme politikasının bir yansıması.