Ankara için tramvay hatları 1924’teki Lörcher Planı’nda çizildi, ancak proje hayata geçirilmedi. Başkentte toplu ulaşımın yönü nüfus, kaynaklar ve planlama tercihleriyle otobüslere döndü.
![]()
Ankara’da tramvay fikri erken Cumhuriyet döneminde kent planlarına girdi ve belediyeye sistemi işletme yetkisi de verildi. Buna karşın hat kurulmadı. Başkentin ilk yıllarındaki sınırlı ulaşım talebi ve belediye kaynakları ile sonraki dönemlerde otobüs taşımacılığına ağırlık verilmesi bu tercihte rol oynadı.
1924 planında tramvay güzergâhları yer aldı
Alman şehir plancısı Carl Christoph Lörcher’in 1924’te hazırladığı imar planı, Ankara için elektrikli tramvay sistemi öneriyordu. Planda istasyondan başlayıp kent merkezini dolaşarak yeniden istasyona ulaşan bir çevre hattı bulunuyordu. Doğuda kışlalara, kuzeyde Ziraat Mektebi’ne bağlanan güzergâhlar da düşünülmüştü.
Plan, yalnızca ilk hatların çizilmesiyle sınırlı değildi. Yeni yerleşim alanlarının gelişmesine göre güzergâhların genişletilmesi ve ana caddelerin bir bölümünün gelecekte tramvay geçişine uygun düzenlenmesi de öngörülüyordu.
İşletme yetkisi verildi, ancak otobüsler öne çıktı
22 Kasım 1930 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla belediyeye otobüs, minibüs ve elektrikli tramvay işletme yetkisi tanındı. Ancak 1935’e kadar tramvay için somut bir adım atılmadı.
EGO verilerine göre 1920’lerde Ankara Kalesi çevresinde yaklaşık 25 bin kişi yaşıyordu. Kentin nüfusu ve ulaşım ihtiyacı sınırlıydı; yolculukların büyük bölümü yaya olarak yapılıyor, istasyon ile çevredeki bağlar arasındaki az sayıdaki ulaşım ihtiyacı ise çoğunlukla arabalarla karşılanıyordu.
1930’larda nüfus Yenişehir ve Cebeci yönünde büyürken ulaşım ihtiyacı da arttı. Fakat raylı sistem yerine otobüsler tercih edildi. Belediye Otobüs İdaresi 1 Ekim 1935’te kuruldu; Sovyetler Birliği’nden getirilen 100 otobüsle toplu taşıma hizmeti başladı. Ankara’nın ulaşım ağı böylece raylı hatlar yerine lastik tekerlekli araçlar üzerinden gelişti.
Raylı sistem önerileri sonraki planlarda da gündeme geldi
Tramvay hattının kurulmaması, raylı ulaşım düşüncesinin tamamen terk edildiği anlamına gelmedi. EGO Genel Müdürlüğü ile Fransız SOFRETU’nun 1972’de hazırladığı ilk kapsamlı kent içi ulaşım etüdünde raylı sistem önerildi. Sonraki ulaşım planlarında da bu seçenek gündeme geldi, ancak önerilerin önemli bölümü uygulanmadı.
Ankara’nın hızla genişlemesiyle otobüs, minibüs ve dolmuş gibi esnek araçlar öne çıktı. Özel araç trafiğinin artması ve ana ulaşım akslarının karayolu odaklı düzenlenmesi de raylı sistemlerin kent genelinde yaygınlaşmasını zorlaştırdı.
Tramvay projesinin uygulanmaması tek bir nedene dayanmıyor. İlk yıllarda nüfus ve yolculuk talebinin sınırlı olması, belediye kaynakları ve otobüs taşımacılığına yöneliş etkili olurken, sonraki dönemlerde ulaşım yatırımlarının farklı önceliklerle şekillenmesi planlardaki raylı sistem önerilerinin hayata geçmesini engelledi. Ankara, 1924’te tramvay güzergâhları planlanmasına rağmen bu sistemi işletmeye almadı.