DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, TÜRK-İŞ’in Ekim 2026 verilerindeki açlık ve yoksulluk sınırlarını değerlendirerek gelir dağılımındaki eşitsizliğe dikkat çekti. Karal, asgari ücret ile en düşük emekli aylığının dört kişilik ailenin açlık sınırının altında kaldığını belirtti.
![]()
TÜRK-İŞ verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 38 bin 24 liraya, yoksulluk sınırı 123 bin 856 liraya ulaştı. Karal, asgari ücretin 28 bin 75 lira, en düşük emekli aylığının ise 23 bin 552 lira olduğunu hatırlatarak milyonlarca çalışan ve emeklinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyledi.
Karal: Emekli aylığı açlık sınırının 14 bin 472 lira altında
Karal, asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki farkın yaklaşık 10 bin lira olduğunu, en düşük emekli aylığının ise açlık sınırından 14 bin 472 lira düşük kaldığını kaydetti. Söz konusu tutarların lüks harcamaları değil, dört kişilik bir ailenin temel ihtiyaçlarını karşılama maliyetini yansıttığını vurguladı.
“Ekonomi politikalarının başarısı yalnızca açıklanan büyüme rakamlarıyla değil, vatandaşın sofrasına, mutfağına ve hayatına yansıyan refahla ölçülmelidir.”
![]()
“İtirazımız zenginliğe değil, adaletsizliğe”
Gelir dağılımındaki uçurumun adalet duygusunu zedelediğini ifade eden Karal, bir tarafta ay sonunu getirmekte zorlananların, diğer tarafta kısa sürede milyarlarca liralık servet edinebilenlerin bulunduğunu söyledi. Çalışarak, üreterek ve yatırım yaparak zenginleşmeye karşı olmadıklarını belirten Karal, itirazlarının geniş kesimlerin alım gücü gerilerken servetin belirli kesimlerde yoğunlaşmasına olduğunu dile getirdi.
Karal, asgari ücret ve emekli aylığının açlık sınırının altında kalmasıyla ortaya çıkan geçim sıkıntısının yalnızca ekonomik güçlükler üzerinden ele alınamayacağını, gelirin nasıl dağıtıldığının ve politikaların kimin yaşamını kolaylaştırdığının da değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
![]()
DEVA Partisi’nin ekonomi yaklaşımı
Karal, DEVA Partisi olarak herkesin aynı miktarda kazanmasını değil, emeğinin karşılığını almasını ve fırsatlara adil biçimde erişmesini hedeflediklerini söyledi. Emeklilerin insanca yaşayabildiği, çalışanların ailelerinin ihtiyaçlarını karşılayabildiği ve çocukların yoksulluk nedeniyle hayattan geri kalmadığı bir ekonomik düzen kurulması gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin kaynaklarının ve üretim gücünün bu hedef için yeterli olduğunu savunan Karal, ekonomik büyümenin karşılığının vatandaşların sofrasında, mutfağında ve yaşam standartlarında görülmesi gerektiğini belirtti.