Ankara Kalesi’nin surları, farklı dönemlerde onarımlar sırasında çevredeki eski yapılardan getirilen taşlarla şekillendi. Duvarlarda sütun parçaları, yazıtlı mezar taşları ve kabartmalı mimari bloklar görülebiliyor.
![]()
Antik yapılardan kaleye taşınan malzemeler
Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kuşatılan ve onarılan kale, her yeniden inşa sürecinde farklı malzemelerle güçlendirildi. Tarihçi ve arkeologların incelemelerine göre surlarda kullanılan taşların önemli bir bölümü, Ankara’nın çeşitli noktalarındaki eski antik yapılardan, tapınaklardan ve bazilikalardan sökülerek getirildi.
Yeni taş ocakları açmak yerine yakın çevredeki kalıntılardan yararlanılması, surlarda farklı dönemlere ait yapı parçalarının bir arada bulunmasına yol açtı.
![]()
Surlarda Roma ve Galat dönemlerinin izleri
Kale duvarlarında yatay veya dikey biçimde yerleştirilmiş mermer sütun başlıkları ve gövdeleri dikkat çekiyor. Bu parçaların antik dönemdeki tapınaklardan ya da resmî yapılardan kalmış olabileceği belirtiliyor.
Duvar taşları arasında Grekçe ve Latince yazıtlar taşıyan mezar taşlarının yanı sıra çeşitli figürlerin işlendiği mimari bloklar da bulunuyor. Bu parçalar, kale inşasında farklı yapılardan devşirilen malzemelerin kullanıldığını gösteriyor.
![]()
Savunma yapısı, taşlara işlenen tarih
Sur inşasında öncelik, şehrin güvenliğini sağlamak ve savunma hattını hızla güçlendirmekti. Eski yapı parçalarının duvarlarda yeniden kullanılması, bugün kalenin farklı medeniyetlerden izler taşımasını sağladı.
Ankara Kalesi, bu yönüyle yalnızca bir savunma yapısı değil; Roma, Galat ve Bizans dönemlerine ait izlerin surlarında görülebildiği tarihî bir alan olmayı sürdürüyor.