24 Ekim 2026
Angarali
Sola kaydırarak kapat
Ana Sayfa
Kategoriler
Diğer
SON DAKİKA
Eğitim danışmanı ile ders çalışan bir öğrenci
Eğitim

Uzmanından sınav hazırlığı uyarısı: Uzun saatler çalışmak başarıyı garantilemiyor

Eğitim Danışmanı Gülcan Öncel, sınav hazırlığında uzun çalışma saatlerinden ziyade kalıcı öğrenme, yanlışları analiz etme ve öğrenciye uygun programın önemine dikkat çekti.

Eğitim Danışmanı Gülcan Öncel, sınav hazırlığında süre yerine öğrenmenin ve yanlışları analiz etmenin önemini vurguladı. Kişiye uygun program, kaygı yönetimi ve aile desteği konusunda öğrenci ve velilere önerilerde bulundu.

Eğitim danışmanı ile ders çalışan öğrenci

Saatlerce ders çalışmak, tek başına öğrenmenin kalıcı olduğu ya da sınav başarısının artacağı anlamına gelmiyor. Konuyu okurken anladığını düşünen ancak bilgiyi sorularda kullanamayan öğrencilerin çalışma yöntemlerini gözden geçirmesi gerekebiliyor.

Eğitim Danışmanı Gülcan Öncel, sınav hazırlığında yapılan hatalar ve öğrencilerin karşılaştığı güçlükler üzerine değerlendirmelerde bulundu. Öncel, başarıda belirleyici olanın yalnızca çalışma süresi değil, öğrencinin çalışırken bilgiyi nasıl işlediği olduğunu söyledi.

Çalışma süresinden çok öğrenmeyi kontrol etmek önemli

Bir konuyu tekrar tekrar okumak, öğrenmenin kalıcı hâle geldiğini göstermiyor. Öncel’e göre öğrenci, çalışmasının sonunda öğrendiklerini kitaba bakmadan hatırlayabilmeli, kendi cümleleriyle anlatabilmeli ve farklı soru türlerinde uygulayabilmeli.

Yanlış cevapların nedenlerini incelemek de öğrenme sürecinin parçası. Konunun temelini kavramadan soru çözmek, yanlışları değerlendirmeden geçmek ve başka öğrencilerin programlarını aynen uygulamak sık karşılaşılan hatalar arasında yer alıyor. Her öğrencinin öğrenme hızı ve ihtiyaçları farklı olduğundan çalışma planının kişiye göre hazırlanması gerekiyor.

Eğitim Danışmanı Gülcan Öncel

LGS ve YKS için seviyeye göre program

Öncel, LGS ve YKS hazırlığında önce öğrencinin mevcut seviyesinin belirlenmesini, ardından eksiklerin öncelik sırasına konmasını önerdi. Hazırlık sürecini eksikleri tespit etme, öğrenmeyi güçlendirme ve sınav performansını geliştirme aşamalarıyla ele aldı.

Öğrencinin seviyesini görmeden oluşturulan yoğun programlar kısa sürede yorgunluk ve motivasyon kaybına yol açabiliyor. Haftalık hedeflerin düzenli biçimde gözden geçirilmesi de öneriler arasında. Millî Eğitim Bakanlığının 2026-2027 eğitim öğretim yılı için MEBİ platformunda Türkiye genelinde 12 YKS ve 10 LGS denemesi planladığı, denemelerden sonra video çözümleri sunduğu belirtildi.

Deneme başarısı gerçek sınava taşınmıyorsa nedenleri araştırılmalı

Deneme sınavlarında yüksek net yapıp gerçek sınavda daha düşük sonuç alan öğrencilerin performans kaybının nedenini değerlendirmesi gerekiyor. Öncel, bunun yalnızca konu eksiğinden kaynaklanmayabileceğini; bilgi hataları, dikkatsizlik, süre yönetimi, sınav kaygısı, uyku ve yorgunluğun da etkili olabileceğini ifade etti.

Zor bir soruda fazla zaman harcamak yerine soruyu geçip daha sonra dönmek, Öncel’in “Turlama Tekniği” olarak adlandırdığı yöntem. Denemelerin gerçek sınav koşullarına benzer biçimde yapılması da sınav düzenine alışmaya yardımcı olabiliyor.

Gece ders çalışan öğrenci masasında kitap ve notlarla çalışıyor

Öncel, amaçlarının heyecanı tamamen ortadan kaldırmak değil, heyecana rağmen bilgiyi kullanabilmek olduğunu belirtti. Kaygı günlük yaşamı veya performansı etkiliyorsa okul rehberlik servisinden ya da ruh sağlığı uzmanından destek alınabileceğini söyledi.

Aile baskısı ve motivasyon kaybı

Sürekli ders çalışıp çalışmadığını sormak, dinlenirken suçluluk hissettirmek ve her sınav sonucunu uzun uzun sorgulamak öğrencide baskı yaratabiliyor. Öncel, bu yaklaşımın zamanla ders çalışma sorumluluğunu öğrencinin elinden alabileceğine dikkat çekti.

Ailelerin yalnızca çözülen soru sayısını değil, öğrencinin ne öğrendiğini ve hangi alanda ilerlediğini de sorması öneriliyor. Çocuğa yaşına uygun kararlar için alan açılması ve sorumluluğun aşamalı olarak kendisine bırakılması gerektiğini belirten Öncel, başka öğrencilerle kıyaslama yerine öğrencinin önceki performansındaki gelişime bakılmasını tavsiye etti.

Eğitim danışmanı ile birlikte çalışan öğrenci

Uzun süre istenen sonuca ulaşamamak, biriken konu eksikleri ve gerçekçi olmayan hedefler çalışma isteğini düşürebiliyor. Öncel, öğrenciden bir anda eski temposuna dönmesini beklemek yerine motivasyon kaybının nedenini anlamanın önemli olduğunu söyledi. Küçük ve sürdürülebilir hedefler belirlemek, tek bir konuya odaklanmak ve tamamlanan çalışmaları takip etmek süreci yönetmeyi kolaylaştırabilir.

Uzun süren isteksizlik, belirgin yorgunluk veya günlük yaşamdan uzaklaşmanın yalnızca disiplin eksikliği olarak görülmemesi gerektiğini de kaydetti.

Telefon kullanımı, dikkat ve çalışma düzeni

Çalışmaya başlamayı zorlaştıran etkenler arasında belirsiz görevler, yetersiz uyku, biriken eksikler ve zihinsel meşguliyet bulunabiliyor. Öncel, genel bir hedef yerine “Denklemler konusundan 10 soru çözüp yanlışlarımı inceleyeceğim” gibi somut bir hedef koymayı önerdi.

Telefon bildirimleri ve mesajlar dikkati bölebiliyor; gece geç saatlerde ekran kullanımı da uyku düzenini olumsuz etkileyebiliyor. Öncel, telefonu bütünüyle yasaklamak yerine ailelerin çocuklarıyla kullanım planı oluşturmasını; ders sırasında telefonu başka odada tutmayı, bildirimleri kapatmayı ve uyku saatini koruyan ortak kurallar belirlemeyi önerdi. Yetişkinlerin de kendi telefon kullanımlarıyla örnek olması gerektiğini vurguladı.

Meslek ve üniversite tercihinde öğrencinin ilgi alanları

Öncel, meslek ve üniversite tercihlerinde yalnızca aile beklentilerine ya da iş bulma olasılığına göre karar verilmemesi gerektiğini belirtti. Ekonomik güvence kaygısını anlaşılır bulduğunu söyleyen Öncel, mesleği yıllarca sürdürecek kişinin öğrenci olduğunu hatırlattı.

Öğrencinin ilgi alanları, becerileri, değerleri ve çalışma yaşamından beklentileri tercih sürecinde dikkate alınmalı. Bölümün ders programını, staj imkânlarını ve mezunların çalıştığı alanları araştırmak; mümkünse meslek mensuplarıyla görüşmek ve çalışma koşullarını gözlemlemek karar sürecine katkı sağlayabilir.

Danışmanla eğitim ve meslek seçeneklerini konuşan öğrenci

Sınav sonucu öğrencinin bütün yaşamını belirlemiyor

“Bu sınavı kazanamazsam hayatım biter” düşüncesinin yoğunlaşması çalışma davranışını olumsuz etkileyebiliyor. Öncel, her deneme sonucunu gelecek hakkında kesin bir hüküm gibi değerlendirmenin veya sürekli daha fazla çalışmak zorunda hissetmenin kaygıyı artırabileceğini ifade etti.

Sınavın önemli olduğunu ancak öğrencinin yaşamını ve değerini bütünüyle belirlemediğini hatırlatan Öncel, öğrencilerin günlük çalışma düzeni, eksik konular ve dinlenme gibi kontrol edebilecekleri alanlara odaklanmasını önerdi. Ailelerin eğitim desteğini başarı borcuna dönüştürmemesi gerektiğini; başarısızlık korkusunun öğrencinin sonuçları gizlemesine yol açabileceğini de belirtti.

Angaralı

Angarali’nin Ankara haberleri ve şehir rehberleri için kullanılan kurumsal yayın profili. Kent gündemi, ilçe haberleri, ulaşım duyuruları, kültür ve sanat etkinlikleri ile Ankara’da gezilecek yerler h…

Tüm yazıları

İlgili Haberler

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanır.

Ad ve e-posta bilgileriniz moderasyon, güvenlik ve gerektiğinde sizinle iletişim kurmak amacıyla işlenir. Ayrıntılar için Gizlilik Politikası sayfasını inceleyin.