CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Tera, Pusula ve Hedef fonlarıyla ilgili soruşturmada 214 kişinin 187 milyar 653 milyon lira haksız kazanç sağladığının tespit edildiği açıklaması üzerine, paranın “gönüllü iade” yoluyla istenmesine tepki gösterdi. Emir, hesaplara bloke konulup konulmadığını, şirketlere kayyım atanıp atanmadığını ve iade uygulamasının hukuki dayanağını sordu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kamuoyuna açıkladığı verilere göre, fonlardaki usulsüzlükler kapsamında 141 gerçek ve 73 tüzel kişi olmak üzere toplam 214 aktörün haksız kazanç sağladığı belirlendi. Kaynakta, 43 bin fon yatırımcısının doğrudan mağdur olduğu aktarılırken, 13-16 Eylül tarihlerinde sistemden önceden haberdar olarak yüklü çıkış yapan kişilerden parayı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) gönüllü olarak iade etmelerinin istendiği belirtildi.
![]()
Emir, iktidar temsilcilerinin açıklamalarının olayla ilgili yeni soru işaretleri doğurduğunu savundu. Adli makamların organize suç şüphelileriyle “arabulucu” ya da “tahsilat bürosu” gibi hareket etmemesi gerektiğini söyleyen Emir, iade sürecinin yasal dayanağının açıklanmasını istedi.
![]()
Gönüllü iadenin hukuki dayanağını sordu
Emir, 214 kişinin TMSF’ye bildirildiği ve paraların geri istenmeye başlandığı iddiasına ilişkin, ceza hukukunda organize bir vurgunun paranın iadesi karşılığında kapatılmasına imkân veren bir usul bulunup bulunmadığını gündeme getirdi. Bugüne kadar kimlerin ne kadar ödeme yaptığının açıklanmasını ve listedeki kişilerin kimliklerinin şeffaf biçimde paylaşılmasını talep etti.
Hesaplara bloke ve şirketlere kayyım sorusu
Milletvekili, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 128. maddesi kapsamında şüphelilerin hesaplarının dondurulup dondurulmadığını ve taşınmazlarına tedbir uygulanıp uygulanmadığını sordu. İşlemler yapılmadıysa paranın kripto varlıklara ya da yurt dışına aktarılması ihtimaline dikkat çekti. Ayrıca suçta paravan olarak kullanıldığı belirtilen 73 şirkete CMK’nin 133. maddesi uyarınca kayyım atanıp atanmadığının açıklanmasını istedi.
![]()
SPK Kanunu’nun etkin pişmanlık hükmünü hatırlattı
Emir, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/3. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesine işaret ederek, haksız kazancın en az iki katının doğrudan Hazine’ye ödenmesi gerektiğini belirtti. Resmî soruşturma açıldıktan sonra bu ödemenin cezayı ortadan kaldırmayacağını, yalnızca yarıya indirebileceğini savundu ve hapis cezasının hangi yetkiyle pazarlık konusu yapıldığını sordu.
Fon yönetiminden aracılara uzandığını belirttiği süreçte TCK’nin 158. maddesindeki nitelikli dolandırıcılık ve 220. maddesindeki örgütlü suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığını da gündeme getiren Emir, 214 kişinin kimler olduğunu ve faillerin korunup korunmadığının aydınlatılmasını istedi.