Yeni Parti Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Türk Kızılay Kanunu Teklifi’ni eleştirdi. Kızılay’a yeni yetkiler tanınırken denetim ve hesap verebilirlik hükümlerinin yeterince açık olmadığını savunan Kanko, kamu kaynaklarının kullanımı, sosyal yardım verilerinin korunması ve kurum şirketlerinin mali şeffaflığı konusunda çağrıda bulundu.
Kızılay’a tanınacak yetkiler ve denetim tartışması
6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Kızılay’ın kamuoyunda güven tartışmalarının odağına girdiğini söyleyen Kanko, kanun teklifinin kurumun itibarını güçlendirecek şeffaflık ve denetim düzenlemelerini yeterince içermediğini ileri sürdü. Kanko, vatandaşların bağışların ve kurum kaynaklarının nasıl kullanıldığını sorgulamak zorunda kaldığını belirterek Kızılay’ın dayanışmanın simgesi olduğunu vurguladı.
Kanko, bazı Kızılay şirketlerinden ürün ve hizmetlerin ihalesiz temin edilmesine ilişkin düzenlemelerin kapsamının açıklığa kavuşturulmasını istedi. Bu hükümlerin yalnızca afet anlarını değil, afet öncesi hazırlık dönemini de kapsamasına dikkat çekerek hazırlık dönemi ile acil durum kriterlerinin nasıl belirleneceğinin netleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kamu alımlarında fiyat uygunluğunun nasıl denetleneceğini ve olası kamu zararından kimin sorumlu olacağını soran Kanko, yetkiler tanımlanırken hesap verme sorumluluğunun ve denetim mekanizmasının da açıkça düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Kamu varlıkları ve sosyal yardım verileri
Kamu kurumlarına ait makine, teçhizat ve malzemelerin Kızılay’a bedelsiz devredilmesine ilişkin hükümleri de eleştiren Kanko, hangi varlığın hangi gerekçeyle, kimin kararıyla ve ne kadar süreyle devredileceğinin belirlenmesini istedi. Kamu varlıklarının vatandaşların vergileriyle edinildiğini hatırlatarak devirlerin açık ve denetlenebilir kriterlere dayanması gerektiğini kaydetti.
Teklifte sosyal yardım verilerinin paylaşılmasına ilişkin düzenlemeler konusunda kişisel bilgilerin korunması uyarısı yapan Kanko, yardım alan kişilerin ekonomik ve sosyal durumlarına dair verilerin ticari veya siyasi amaçlarla kullanılmaması gerektiğini belirtti. Bu bilgilere hangi koşullarda erişileceği ve olası kötüye kullanımların nasıl önleneceği konusunda güvence istedi.
Kan bileşenlerinin bedeli ve çalışan hakları
Bir hekim olarak kan bağışı ve sağlık hizmetlerine ilişkin hükümleri de gündeme getiren Kanko, kan bileşenlerinin bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu üzerinden tahsil edilmesine yönelik düzenlemelerin açıklanmasını talep etti. Gönüllü kan bağışının hastaya ulaşana kadarki maliyetinin nasıl hesaplanacağını ve kamu hastanelerine ek yük doğup doğmayacağını sordu.
Afetlerde görev yapan personele tazminat ödenmesini olumlu bulduklarını belirten Kanko, çalışan haklarıyla kurumsal ayrıcalıkların ayrılması gerektiğini söyledi. Kızılay şube başkanlarının sosyal yardım vakıflarında görev almasına ilişkin düzenlemelerde olası çıkar çatışmalarının nasıl önleneceğinin de açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Kanko’dan kamuoyuna düzenli bilgilendirme çağrısı
Kanko, Kızılay’ın toplumun güvenini yeniden kazanması için şirket hesaplarının, bağışların, harcamaların ve kamu alımlarının düzenli biçimde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savundu. Kurumun itibarını güçlendirmek için şeffaflığın sağlanması, yetki isteyenlerin de sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.