Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Gökçen Erdoğan, iklim değişikliğinin kadın sağlığı üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti. Artan sıcaklıklar, hava kirliliği, beslenme koşullarındaki değişimler ve çevresel stresin hormonal süreçlerle ilişkili olabileceğini belirten Erdoğan, mevcut bulguların tek bir çevresel faktörü kesin neden olarak göstermediğini vurguladı.
![]()
Erdoğan, çevresel koşulların hormonal sistem üzerindeki etkilerinin kadın sağlığı değerlendirmelerinde göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Sıcak hava menopoz belirtilerini zorlaştırabilir
Menopozdaki hormonal değişimler, beynin vücut sıcaklığını düzenleyen mekanizmalarını etkileyebiliyor. Erdoğan, sıcak havaların bazı kadınlarda sıcak basması, gece terlemesi ve uyku sorunlarını daha zorlayıcı hale getirebileceğini belirtti.
Bununla birlikte, sıcaklığın menopoz belirtilerini her kadında artırdığına dair bilimsel kanıtların tutarlı olmadığını kaydeden Erdoğan, daha serin ortamların bazı kişilerde rahatlama ve uyku kalitesinde iyileşme sağlayabileceğini söyledi. Menopoz değerlendirmesinde kişisel belirtilerle yaşam koşullarının birlikte ele alınması gerektiğini de ekledi.
Hava kirliliğiyle erken menopoz arasında ilişki araştırılıyor
Erdoğan, bazı araştırmalarda uzun süre hava kirliliğine maruz kalmanın daha erken doğal menopozla ilişkilendirildiğini aktardı. Ancak bu bulgunun hava kirliliğinin doğrudan erken menopoza yol açtığını kanıtlamadığını belirtti.
İklim değişikliği ile hava kirliliğinin bağlantılı olmakla birlikte farklı çevresel sorunlar olduğunu hatırlatan Erdoğan, iklim değişikliğinin menopoz yaşını düşürdüğü yönünde kesin bir yargıya varılamayacağını söyledi. Menopoz bakımında hormonal ve bireysel özelliklerin yanı sıra çevre koşullarının da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
![]()
Ergenlik ve adet sağlığı çevresel koşullardan etkilenebilir
Erdoğan’a göre beslenme koşullarındaki değişiklikler, çevresel kirleticilere maruz kalma ve psikososyal stres, kız çocuklarının hormonal sistemini etkileyebilir. Bu etkenler ilk adet yaşının yanı sıra meme gelişimi ve genital bölge ile koltuk altındaki kıllanma gibi ikincil cinsiyet özelliklerinin ortaya çıkış zamanıyla da ilişkili olabilir.
Erdoğan, bazı araştırmalarda hava kirliliği ile erken ergenlik ve adet düzensizlikleri arasında ilişki saptandığını, ancak bilimsel bulguların toplumlar arasında aynı yönde olmadığını belirtti. Bazı çevresel koşulların gelişimin gecikmesiyle de bağlantılı olabildiğine işaret etti.
Sıcaklık artışı tek başına neden olarak gösterilemiyor
Mevcut bilimsel verilerin sıcaklık artışının doğrudan erken ergenliğe veya adet düzensizliğine yol açtığını söylemek için yeterli olmadığını vurgulayan Erdoğan, ergenlik sağlığının çok sayıda etken birlikte değerlendirilerek ele alınması gerektiğini kaydetti.
Genetik özellikler, vücut ağırlığı, beslenme alışkanlıkları ve stresin yanı sıra çevresel koşulların da kadın sağlığının bileşenleri olduğunu belirten Erdoğan, iklim değişikliğinin olası etkilerinin bilimsel çalışmalar ışığında izlenmesinin önemine dikkat çekti.