![]()
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca Ankara’da düzenlenen Türk Dünyası Diyalog Forumu kapsamında, “Çok Kutuplu Dünya Düzeninde Türk Dünyasının Konumu” başlıklı yuvarlak masa toplantısı yapıldı. Toplantıda Türk devletleri arasındaki işbirliği, ekonomik entegrasyon ve Türk dünyasının uluslararası sistemdeki yeri ele alındı.
Türkiye’nin stratejik geçiş rolü vurgulandı
AK Parti Amasya Milletvekili ve Türkiye-Türkmenistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Haluk İpek, Türk dünyasının uluslararası alanda ortak hareket etmesinin önemine değindi. Parlamenterler arasındaki işbirliğinin geçmişteki örneklerle güçlendiğini belirten İpek, ülkeler arasındaki ilişkileri geliştirmeye yönelik kurum ve faaliyetlere de dikkat çekti.
Türkiye’yi Türk dünyasının “denize açılan penceresi” olarak nitelendiren İpek, Azerbaycan ve Türkmenistan’ın denize doğrudan çıkışının olmadığını söyledi. Azerbaycan’ın petrol ve gazı ile Türkmenistan’ın Hazar üzerinden taşınacak doğal gaz ve petrolünün Batı’ya ulaştırılmasında Türkiye’nin stratejik bir kapı olduğunu ifade etti.
Tek kutuplu küresel düzende güç merkezinin doğuya kaydığına işaret eden İpek, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu’daki gelişmelerin dünyada yaşanan dönüşümün sancılarını gösterdiğini dile getirdi. Akdeniz, Kafkasya ve Türk-İslam coğrafyasının gelecek 10 ila 30 yılda güç mücadelesinin önemli alanları arasında bulunacağını belirten İpek, Türk Devletleri Teşkilatının Orta Koridor ve stratejik kaynaklar bakımından önemli bir konumda olduğunu söyledi.
Ekonomik entegrasyon çağrısı
Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı Başkanı Dr. Abdullah Çalışkan, Türk dünyasının geleceğinin gençlerle şekilleneceğini kaydetti. Türkiye’de eğitim alan Türk dünyasından öğrencilere yönelik akademiler düzenlediklerini anlatan Çalışkan, ortak tarih, kimlik ve geçmiş bilincinin geliştirilmesinin önemini vurguladı.
Türk dünyası toplumlarının zaman içinde birbirinden uzaklaştırıldığını ve ayrıştırıldığını belirten Çalışkan, bu durumun ortak sabır ve iradeyle aşılması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanının zirvede ortaya koyduğu iradenin ve bildirideki ortak yaklaşımın hayata geçirilmesi için hükümetlerin, iş dünyasının, sivil toplum kuruluşlarının ve parlamenterlerin çaba göstermesi gerektiğini ifade etti.
Çalışkan, Türk dünyasında kurulması gereken en önemli bağın ekonomik entegrasyon olduğunu belirterek, ülkelerin yer altı kaynakları ve insan gücü gibi avantajlarını stratejik işbirliğine dönüştürmesi gerektiğini dile getirdi.
Birlik ve ortaklığın farklı alanlardaki önemi
Toplantının moderatörü, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erman Akıllı, Türk dünyasını büyük bir aile olarak tanımladı. Akıllı, 21. yüzyılın sınamaları karşısında Türk dünyasının birliğinin öneminin arttığını belirtti; kardeş ülkeler arasındaki desteğin teknoloji, savunma sanayisi, eğitim, turizm, sağlık ve tarım gibi alanlarda geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Toplantıda ayrıca Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Araştırmacısı Doç. Dr. Murat Aslan, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Araştırmacısı Prof. Dr. Yücel Acer, SETA araştırmacıları Can Acun, Kutluhan Görücü ve Rıfat Öncel konuşmacı olarak yer aldı.