Ankara’da kız çocuklarının hangi ilçelerde eğitimden uzaklaşma riskiyle daha fazla karşı karşıya olduğunu mevcut verilerle belirlemek mümkün değil. MEB’in yayımladığı istatistikler, ilçe, yaş, cinsiyet ve eğitim kademesi düzeyinde devamsızlık ile açık öğretime geçiş bilgilerini birlikte sunmuyor.
![]()
Eğitim Reformu Girişimi’nin 2025 Eğitim İzleme Raporu, 2024-2025 eğitim öğretim yılında kız çocuklarının ortaöğretimde düzeltilmiş net okullaşma oranının yüzde 80 veya altında kaldığı il sayısının 11’e çıktığını ortaya koydu. Ancak bu il düzeyindeki gösterge, Ankara’daki ilçeler arasında karşılaştırma yapmaya yetmiyor.
Ankara’da ilçeler arasında karşılaştırma yapılamıyor
Altındağ, Mamak, Keçiören, Sincan ve Polatlı gibi farklı nüfus ve yerleşim özelliklerine sahip ilçelerde kız çocuklarının devamsızlık, açık liseye geçiş ve taşımalı eğitim göstergelerinin karşılaştırılması, olası eşitsizlikleri görünür kılabilir. Buna karşın mevcut veriler, bu ilçelerden hangisinde okuldan kopuş riskinin daha yüksek olduğunu söylemeye imkân vermiyor.
MEB’in ilçe, yaş, cinsiyet ve eğitim kademesine göre ayrıştırılmış verileri paylaşması, Ankara’daki durumun Türkiye genelindeki göstergelerle karşılaştırılmasını sağlayabilir.
Ulusal veriler lise çağındaki riske işaret ediyor
ERG verilerine göre, ortaöğretimde kız çocuklarının düzeltilmiş net okullaşma oranının yüzde 80 ve altında olduğu il sayısı 2022-2023 dönemindeki 7’den 2024-2025 döneminde 11’e yükseldi. Şanlıurfa’da oran yüzde 63,9, Muş’ta yüzde 66,3 olarak kaydedildi. Diyarbakır, Van, Batman ve Hakkari de önceki yıla göre yüksek risk grubuna girdi.
Bu oranlar doğrudan okul terkini göstermiyor. Düzeltilmiş net okullaşma göstergesi ortaöğretim veya yükseköğretim kurumlarında kayıtlı çocukları kapsıyor; bu kurumlarda görünmeyen bazı çocuklar ortaokulda öğrenim görüyor olabilir.
ERG’nin Şubat 2026’da güncellediği hesaplamaya göre 2024-2025 eğitim öğretim yılında 6-17 yaş aralığındaki yaklaşık 604 bin 446 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı çocuk eğitim dışında kaldı. Bu çocukların yüzde 72’si, yaklaşık 435 bin 491 kişi, 14-17 yaş grubundaydı. MEB’in 1 Ekim 2026’da açıkladığı verilere göre 2025-2026 döneminde bu yaş grubunun net okullaşma oranı yüzde 87,09 oldu. Dönem ve hesaplama yöntemleri farklı olduğundan iki veri doğrudan karşılaştırılamıyor.
Yoksulluk ve eğitim desteği
TÜİK verilerinde yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki kız çocuklarının oranı 2024’te yüzde 39,8 iken 2025’te yüzde 37,8 olarak yer aldı. Orandaki iki puanlık düşüşe rağmen 0-17 yaş grubundaki yaklaşık her 10 kız çocuğundan dördü ekonomik veya toplumsal kırılganlık riski taşıyor.
ERG’nin değerlendirmesinde, eğitim dışında kalma riskinin özellikle lise çağında arttığı belirtiliyor. Ulaşım masrafları, aile gelirindeki düşüş ve ev içi bakım sorumlulukları çocukların eğitimini sürdürmesini zorlaştırabilen etkenler arasında. Kız çocuklarının eğitim durumlarını devamsızlık ve okul değiştirme verileriyle birlikte incelemek, bu etkenlerin bölgelere göre nasıl farklılaştığını anlamaya yardımcı olabilir.
Koruncuk Vakfı, eğitim ve temel ihtiyaçlar bakımından risk altındaki kız çocuklarına barınma, eğitim ve psikososyal destek sağlıyor. Aile Yanı Destek Programı ise çocukların aileleriyle yaşamayı sürdürürken eğitimlerine devam edebilmeleri için danışmanlık, rehberlik ve eğitim giderlerine yönelik destekleri kapsıyor. UNICEF’in Türkiye’deki programları da yerinden edilme, yoksulluk ve kayıt sorunları nedeniyle eğitime erişimde güçlük yaşayan çocukların okula dönüşünü destekliyor.
İlçe düzeyinde devamsızlık, sınıf tekrarı, açık öğretime geçiş ve eğitim dışında kalma nedenlerinin düzenli ve karşılaştırılabilir biçimde paylaşılması, Ankara’da ihtiyaç duyulan desteklerin hangi bölgelerde önceliklendirilmesi gerektiğini belirlemeye katkı sağlayabilir. Bu verilerin yayımlanmasında çocukların kişisel bilgilerinin korunması gerekiyor.