YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Zeytinburnu’nda Halk TV İstanbul Stüdyosu önünde düzenlediği mitingde konuştu. Özel, Ekrem İmamoğlu’nun savunma yapacağı gün Halk TV’nin basıldığını ve yayınının durdurulduğunu öne sürerek işlemi basını susturma girişimi olarak nitelendirdi.
“Canlı yayın istedik, sonra çark ettiler”
Özel, Silivri’de görülen davayı “Türkiye’nin en büyük siyasi kumpas davası” olarak tanımladı. İddianame henüz ortada yokken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı eliyle gizlilik bulunan dosyalara ait olduğu ileri sürülen bilgilerin yandaş basına servis edildiğini ve bu haberlerin aylarca işlendiğini savundu.
Bu süreçte davanın canlı yayınlanmasını istediklerini belirten Özel, başlangıçta yayın fikrine destek verenlerin daha sonra tutum değiştirdiğini söyledi. Özel’e göre, Meclis’e sunulan yayın talebine parlamentodaki farklı muhalefet partilerinin il başkanları ve üyeleri destek verdi; ancak yayınlanmasını isteyenler sonradan bundan vazgeçti. Özel, bu değişikliğin “hakikatten kaçma” ve iddiaların duyulmasını engelleme amacı taşıdığını öne sürdü.
Özel, Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının başlamasına dört saat kala Halk TV’ye gelindiğini, stüdyonun basıldığını ve yayının kesildiğini söyledi. İddianamenin hazırlanması için geçen süreyi 19 ay olarak ifade eden Özel, savunma sürecinin bu müdahaleden etkilendiğini savundu.
Halk TV işlemini “basını susturma girişimi” olarak değerlendirdi
Özel, konuşmasında bir televizyon kanalının mal varlığına el konulması ihtimalini varsayımsal bir örnek üzerinden ele aldı. Reklam geliriyle faaliyetini sürdüren, çalışanlarının maaşlarını ödeyen ve yüksek izlenme oranına sahip bir kanalın yayınını durdurmanın, mali işlem iddiasıyla açıklanamayacağını ileri sürdü.
Halk TV’ye yönelik işlemin, Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen mali soruşturmayla sınırlı olmadığını savunan Özel, bunun kanalın yayınlarını, iktidarı eleştirenleri ve halkın haber alma hakkını hedef aldığını söyledi. Özel, yaşananları “dört başı mamur bir darbe” diye niteledi.
Özel, kanalların yayın çizgisine göre farklı muamele gördüğünü iddia ederek, iktidar yanlısı yayın yapan kanalların faaliyetlerini sürdürdüğünü, muhalif yayın yapanların ise susturulmaya çalışıldığını öne sürdü.