Hazine’nin 6 Ekim 2026’da gerçekleştirdiği tahvil işlemlerinde, 4 yıl vadeli TLREF’e endeksli tahvile piyasa yapıcılar tarafından 62 milyar 239,5 milyon liralık talep iletildi. İşlemler, tahvil piyasasındaki hareketlerin konut kredisi oranlarına nasıl yansıyacağı sorusunu gündeme getirdi. Ancak tahvil sonuçları tek başına bankaların kredi faizlerinin düşeceği anlamına gelmiyor.
![]()
Hazine iki TL tahvilini yeniden ihraç etti
Hazine ve Maliye Bakanlığı, 6 Ekim’de iki TL cinsi devlet tahvilini yeniden ihraç etti. İşlemlerden biri 4 yıl vadeli TLREF’e endeksli, diğeri 8 yıl vadeli sabit kuponlu tahvil oldu. TLREF tahvilinin itfa tarihi 11 Eylül 2030, sabit kuponlu tahvilin vadesi ise 27 Eylül 2034 olarak açıklandı.
Sabit kuponlu tahvilde yıllık kupon oranı yüzde 27,70, altı aylık kupon oranı yüzde 13,85 olarak belirlendi. Her iki tahvilin valör tarihi 7 Ekim 2026 oldu.
TL tahvillerinde talep ve satış tutarları
TLREF’e endeksli tahvil için piyasa yapıcıların Hazine’ye ilettiği ROT talebi 62 milyar 239,5 milyon liraya ulaştı; bu talebin 25 milyar liralık bölümü karşılandı. Tahvilde kamu kuruluşlarına satış yapılmadı.
8 yıl vadeli sabit kuponlu tahvilde ROT talebi 6 milyar 608,5 milyon lira olarak kaydedildi. Bunun 4 milyar liralık kısmı karşılanırken kamu kuruluşlarına 3 milyar liralık satış yapıldı. İki tahvilde toplam ROT talebi yaklaşık 68,8 milyar lirayı, ROT kapsamındaki satış ise 29 milyar lirayı buldu.
ROT, piyasa yapıcıların ihale öncesinde almak istedikleri tahvil miktarını ifade ediyor; doğrudan ihale faiz oranı olarak yorumlanmamalı.
![]()
Dolar cinsi tahvil doğrudan satışla sunuldu
Hazine aynı gün, 364 gün vadeli ABD doları cinsi sabit kuponlu devlet tahvili için de talep topladı. TL tahvillerinden farklı olarak bu işlem ihale yoluyla değil, doğrudan satış yöntemiyle gerçekleştirildi. Valör tarihi 7 Ekim 2026, itfa tarihi 6 Ekim 2027 olarak açıklandı. Talepler 6 Ekim saat 14.00’e kadar alındı; asgari talep tutarı nominal 10 bin dolar oldu.
Tahvil faizleri konut kredilerini nasıl etkiliyor?
Devlet tahvillerindeki faiz hareketleri, bankaların kredi oranlarını aynı gün ve bire bir belirlemiyor. Tahvil piyasası, bankaların TL fonlama koşulları ve geleceğe yönelik faiz beklentileri bakımından izlenen göstergelerden biri.
Uzun vadeli tahvil faizlerinin kalıcı biçimde gerilemesi, daha düşük faiz beklentisine işaret edebilir. Para politikası ve fonlama koşullarının da bu görünümü desteklemesi halinde kredi fiyatlarında zaman içinde aşağı yönlü hareket alanı oluşabilir. Tahvil faizlerinin yükselmesi ise uzun vadeli TL maliyetlerinin yüksek kalabileceğine ve kredi faizlerinde hızlı düşüşün zorlaşabileceğine işaret edebilir. Tek başına tahvil faizindeki değişim, ertesi gün konut kredisi oranlarının değişeceği anlamına gelmiyor.
Bankaların kredi fiyatlamasında TCMB politika faizi, mevduat maliyetleri, likidite koşulları, kredi riski, sermaye maliyeti ve bankaların kendi fiyatlama ile kâr marjları birlikte rol oynuyor.
![]()
TCMB’nin faiz kararı da izleniyor
TCMB’nin son Para Politikası Kurulu kararında politika faizi yüzde 37’de tutuldu. Gecelik borç verme faizi yüzde 40, gecelik borçlanma faizi ise yüzde 35,5 olarak belirlendi. Bu nedenle tahvil işlemlerinin yanı sıra para politikası ve geleceğe dönük faiz beklentileri de kredi maliyetleri değerlendirilirken önem taşıyor.
Ankara’da konut kredisi kullanacaklar için tablo
Ankara’da konut kredisiyle ev almayı planlayanlar açısından 6 Ekim’deki Hazine işlemleri doğrudan bir kredi indirimi anlamına gelmiyor. Tahvil faizlerindeki hareketin önümüzdeki haftalarda kalıcı olup olmayacağı ve bankaların fonlama maliyetlerine yansıyıp yansımayacağı belirleyici olacak.
6 Ekim itibarıyla piyasa karşılaştırmalarında 1 milyon lira tutarında, 120 ay vadeli konut kredilerinin aylık faiz oranları bankaya göre yaklaşık yüzde 2,89 ile yüzde 3,24 arasında değişiyordu. Teklifler müşterinin kredi profiline ve bankanın değerlendirmesine göre farklılık gösterebiliyor. Aylık yüzde 2,89 oranla kullanılan 1 milyon liralık, 120 ay vadeli kredide taksit yaklaşık 29 bin 879 lira, toplam geri ödeme ise yaklaşık 3,62 milyon lira seviyesine geliyor.
![]()
Kredi maliyetleri için hangi göstergeler takip edilecek?
TLREF’e endeksli tahvile gelen yüksek ROT talebi, piyasa yapıcıların bu tahvile ilgisini gösteriyor; ancak kredi faizlerinin düşeceğine dair tek başına kesin bir işaret oluşturmuyor. Önümüzdeki dönemde tahvil faizlerinin kalıcılığı, TCMB’nin para politikası, mevduat faizleri, bankaların konut kredisi teklifleri ve enflasyon beklentileri kredi maliyetlerinin seyrini değerlendirmek için izlenecek başlıca göstergeler arasında.
Tahvil faizlerinde düşüşün sürmesi ve TCMB politikasıyla bankaların fonlama maliyetlerinin de bu yönde gelişmesi halinde kredi faizlerinde zaman içinde gerileme alanı oluşabilir. Bunun otomatik olarak ya da aynı gün gerçekleşmesi beklenemez. Ankara’da konut almayı düşünenler için tahvil işlemleri, kredi faizinin hemen düşeceği şeklinde değil, gelecekteki borçlanma maliyetlerine ilişkin izlenmesi gereken bir piyasa göstergesi olarak değerlendirilmeli.