Bir işletmenin yüksek ciroya ulaşması, sahibinin aynı ölçüde kazanç elde ettiği anlamına gelmiyor. Mali Müşavir Hakan Ustabaş; giderlerin doğru hesaplanması, tahsilatların zamanında yapılması ve işletme parasının kişisel bütçeden ayrı tutulmasının küçük işletmelerin mali sürdürülebilirliği açısından önemini anlattı.
Ustabaş, işletmelerin yalnızca kâr edemediği için değil, nakit kaynakları tükendiğinde de kapanabileceğine dikkat çekti. Esnafın gelir-gider takibinin yanı sıra borçlarını ve tahsilat takvimini düzenli biçimde izlemesi gerektiğini belirtti.
![]()
Ciro, işletmenin gerçek kazancını göstermiyor
Ustabaş’a göre esnafın sık yaptığı hatalardan biri, satış tutarını doğrudan kazanç olarak değerlendirmek. Örneğin 100 bin liralık satış, işletmenin 100 bin lira kazandığı anlamına gelmiyor; mal maliyeti, kira, personel ve diğer giderler düşüldükten sonra gerçek kazanç ortaya çıkıyor.
İşletme hesabıyla aile bütçesinin birbirine karıştırılması da mali durumu takip etmeyi güçleştiriyor. İşletme parasının kişisel harcamalarda gelişigüzel kullanılmaması ve gelir-gider kayıtlarının düzenli tutulması gerektiğini vurgulayan Ustabaş, ancak bu şekilde işletme sahibinin ne kadar kazandığını görebileceğini ifade etti.
İşletmelerin temel yükümlülükleri arasında KDV, gelir veya kurumlar vergisi, koşulları oluştuğunda kira stopajı ve çalışanların SGK primleri bulunuyor. Belediyeye yapılan ödemeler ile oda aidatları da işletmenin durumuna göre giderlere eklenebiliyor.
![]()
Küçük işletmelere en az üç aylık plan önerisi
Bir işletme kâr ediyor görünse bile müşterilerden alacaklarını zamanında tahsil edemediğinde ödeme güçlüğü yaşayabiliyor. Ustabaş, esnafın ne zaman tahsilat yapacağını ve hangi tarihlerde ödeme gerçekleştireceğini önceden planlaması gerektiğini söyledi; en az üç aylık gelir-gider planı hazırlanmasını önerdi.
Bu planda kira, maaş, vergi ve borçların hesaba katılması gerektiğini belirten Ustabaş, yalnızca kâr-zarar tablosuna bakarak karar verilmesinin yeterli olmayacağını kaydetti. En sık rastladığı mali yönetim hatalarını ise maliyet hesabı yapmadan fiyat belirlemek, alacakları zamanında tahsil edememek, vergi ve SGK ödemelerini ertelemek ve muhasebeyi sadece beyanname hazırlığı olarak görmek şeklinde sıraladı.
Muhasebenin işletmenin mali durumunu anlamaya yardımcı bir yol haritası olduğunu ifade eden Ustabaş, kayıtlarını ve rakamlarını izlemeyen işletmelerin paralarının nereye gittiğini, gerçekte ne kadar kazandıklarını belirlemekte zorlanacağını söyledi.
İş kuracak gençler kuruluş dışındaki giderleri de hesaplamalı
İlk kez iş kuracakların yalnızca şirket kuruluş masraflarına odaklanmaması gerektiğini belirten Ustabaş; kira, depozito, ekipman, personel, SGK primleri, vergiler ve muhasebe ücretinin önceden değerlendirilmesini istedi. İşletmenin ilk aylarda yeterli gelir elde edemeyebileceğinin de sermaye planına dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Ustabaş, şirket türünün seçimi, kuruluş maliyetleri, vergi planlaması ve uygun devlet desteklerinin araştırılması için şirket kurulmadan önce mali müşavire danışılmasını önerdi. KOSGEB ve diğer kurumların desteklerine başvurmayı düşünenlerin de başvuru koşullarını ve destek kapsamını önceden incelemesi gerektiğini söyledi. Bazı programlarda başvuru veya onay öncesinde yapılan harcamalar destek dışında kalabileceğinden, yatırım kararının koşullar öğrenildikten sonra verilmesi gerektiğini hatırlattı.
Brüt maaş ile net ücret arasındaki fark
Brüt maaş, yasal kesintiler yapılmadan önceki ücret; net maaş ise SGK primi, işsizlik sigortası primi ve vergiler düşüldükten sonra çalışana ödenen tutar olarak açıklanıyor. Ustabaş’ın örneğinde, 2026’da aylık brüt 50 bin TL ücret alan bir çalışanın ocak ayında eline yaklaşık 40 bin 208 TL geçebiliyor. Vergi diliminin yıl içinde yükselmesiyle bu tutar aralıkta yaklaşık 36 bin 511 TL’ye düşebiliyor.
Bu rakamların belirli varsayımlara göre hazırlanmış örnek bir bordro hesabı olduğunu belirten Ustabaş, gerçek tutarların çalışanın durumuna ve geçerli bordro parametrelerine göre değişebileceğini kaydetti. Ücret gelirleri için 2026’da farklı vergi dilimleri uygulanıyor.
İşverenin personel maliyetinin de brüt maaşla sınırlı olmadığını söyleyen Ustabaş; işveren SGK ve işsizlik sigortası primlerinin yanı sıra yemek, yol, servis ve koşulları oluştuğunda kıdem ile ihbar tazminatının da hesaba katılması gerektiğini belirtti. SGK’nın yayımladığı 2026 prim oranları, maliyet hesabında dikkate alınması gereken temel veriler arasında yer alıyor.
Dijital muhasebe kayıt tutma sorumluluğunu kaldırmıyor
E-fatura ve e-arşiv uygulamaları işlemleri hızlandırıp kâğıt kullanımını ve bazı işlem maliyetlerini azaltabiliyor. Ancak Ustabaş, dijital sistemlerin doğru kayıt tutma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını vurguladı.
Yapay zekâ ve otomasyonun belge işleme, veri girişi ve bazı kontrol işlemlerini hızlandırdığını belirten Ustabaş, teknolojinin mali müşavirlik mesleğini bitirmek yerine dönüştürdüğünü söyledi. Bu araçlarla mali müşavirlerin işletmelerin durumunu incelemeye ve olası vergi risklerini önceden değerlendirmeye daha fazla zaman ayırabileceğini ifade etti. Geleceğin mali müşavirinin kayıt tutmanın yanı sıra işletme sahiplerine karar süreçlerinde danışmanlık yapacağını kaydetti.
İşletmenin mali durumu hangi verilerle kontrol ediliyor?
Ustabaş, bir esnafın mali durumunu değerlendirirken işletmenin mizanı ile alacak ve borç durumuna, banka hesapları ve mevcut nakde, ayrıca vergi dairesi ve SGK borçlarına baktığını anlattı. Bu verilerin satış tutarının yanında işletmenin borçlarını ödeme gücünü de gösterdiğini söyledi.
Küçük görülen mali yükümlülüklerin sürekli ertelenmesinin daha büyük sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunan Ustabaş, ödenmeyen vergi ve SGK borçlarının gecikme zamlarıyla büyüyebileceğini belirtti. Eksik kayıtlar ve verilmeyen beyannameler de ceza riski oluşturabiliyor.
![]()
Ek gelir elde edenler vergi durumunu incelemeli
İnternetten satış yapan, danışmanlık veren veya sosyal medya üzerinden gelir sağlayan kişilerin kazançlarının vergilendirilme durumunu öğrenmesi gerekiyor. Ustabaş, her gelir türüne aynı vergi uygulamasının geçerli olmadığını ve bazı sosyal içerik üreticileri için özel istisnalar bulunduğunu belirtti.
Bu istisnalardan yararlanmanın belirli koşullara bağlı olduğunu kaydeden Ustabaş, Gelir İdaresi Başkanlığının 2026 bilgilendirmesinde ilgili istisna kapsamında 5 milyon 300 bin TL’lik sınır bulunduğunu aktardı. Uygulamanın kapsamı ve koşulları kişinin faaliyetine göre değerlendiriliyor. Sosyal güvenlik yükümlülüklerinin de mevcut sigortalılık durumuna ve yapılan işe göre değişebileceğini belirterek gelir elde etmeye başlamadan önce mali müşavirden bilgi alınmasını önerdi.
İşletme kapanırken mali işlemler de tamamlanmalı
İşini kapatmayı düşünen esnafın dükkânı kapatmanın yanı sıra vergi dairesi ve ilgili oda nezdindeki işlemleri de tamamlaması gerekiyor. Ustabaş; çalışanların işten ayrılış bildirimleri ile SGK işlemlerinin yanı sıra kalan malların, demirbaşların, alacakların ve borçların kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.
İşletmenin türüne göre kapanışta farklı yasal işlemler gerekebileceğini belirten Ustabaş, doğru kuruluş kadar gerektiğinde doğru kapanışın da önemli olduğunu vurguladı. Kapanış sürecinde mali müşavir desteğinin, ileride doğabilecek mali sorunların önüne geçmeye yardımcı olabileceğini ifade etti.