Günlük hayatta yaşanan unutkanlıklar her zaman hafıza bozukluğu anlamına gelmiyor. Nöropsikoloji Uzmanı Derya Şahin, dikkatin, stresin ve uykunun bilgiyi hatırlama sürecini etkilediğini belirterek, artan ve günlük yaşamı zorlaştıran değişikliklerin önemsenmesi gerektiğini söyledi.
![]()
Bir konuşmanın ayrıntılarını hatırlayamamak, eşyanın yerini unutmak ya da gece düşünceleri susturmakta zorlanmak farklı nedenlerle ortaya çıkabiliyor. Nöropsikoloji Uzmanı Derya Şahin’e göre hatırlama, yalnızca bilginin hafızada saklanmasına değil; bilginin edinilmesi, işlenmesi ve pekiştirilmesine de bağlı.
Bu nedenle zaman zaman yaşanan unutkanlığı tek başına hafıza bozukluğu olarak değerlendirmek doğru değil. Şahin, bilginin ilk anda ne kadar dikkatle alındığının ve sonrasında nasıl pekiştirildiğinin de hatırlama üzerinde etkili olduğunu ifade etti.
![]()
Hatırlama süreci dikkatle başlıyor
Şahin, hafızanın tek aşamalı bir sistem olmadığını belirterek, bir bilginin sonradan hatırlanabilmesi için önce ona dikkat edilmesi, ardından beynin bilgiyi işlemesi ve kodlaması gerektiğini anlattı. Bilgi, pekiştirme süreciyle daha kalıcı hâle geliyor ve ihtiyaç duyulduğunda geri çağrılıyor.
Beynin yaşananları eksiksiz kaydeden bir kamera gibi düşünülmemesi gerektiğini vurgulayan Şahin, hatırlanamayan bazı bilgilerin başlangıçta yeterince iyi öğrenilmemiş olabileceğini söyledi. Örneğin biriyle konuşurken telefona bakmak, mesaj okumak veya başka bir konuya odaklanmak, konuşmanın bazı ayrıntılarının akılda kalmamasına yol açabilir. Böyle durumlarda dikkatin konuşma sırasında nerede olduğu da değerlendirilmeli.
![]()
Stres ve uyku bilgiyi hatırlamayı etkiliyor
Yoğun stres, ruh hâlinin yanı sıra düşünme, planlama ve karar verme süreçlerini de etkileyebiliyor. Şahin, stres altındayken dikkati yönetme ve bilgileri değerlendirme becerilerinin her zaman aynı verimlilikle kullanılamayabileceğini belirtti. Bu nedenle kişi, yoğun stres sırasında düşünme kapasitesinin azaldığını hissedebilir; stresli bir anda verilen kararlar da daha sakin koşullardaki kararlardan farklılaşabilir.
Uyku da gün içinde öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesinde rol oynuyor. Bilgiler uyku sırasında yeniden işlenerek daha kalıcı hâle gelebiliyor. Şahin, bu nedenle özellikle sınav dönemlerinde bütün gece uyanık kalarak çalışmanın mutlaka daha iyi öğrenme sağlamadığını söyledi. Öğrenmenin yalnızca bilgi edinmekten ibaret olmadığını belirten uzman, uykuyu öğrenme sürecinin bir parçası olarak değerlendirdi.
Stresin hafıza üzerindeki etkisi ise stresin şiddetine ve öğrenme ya da hatırlama aşamalarından hangisinde ortaya çıktığına göre değişebiliyor.
![]()
Gece düşünceler neden yoğunlaşabiliyor?
Gündüz iş, telefon görüşmeleri ve yapılacaklarla meşgul olan zihin, gece dış uyaranlar azaldığında kişinin kendi düşüncelerine daha fazla yönelebiliyor. Şahin, gün içinde ertelenen konuların ve uzaklaştırılmaya çalışılan düşüncelerin gece yeniden akla gelmesinin birden fazla nedeni olabileceğini belirtti.
Bir düşünceyi zihinden çıkarmaya çalışmanın bazen onu daha erişilebilir kılabildiğini söyleyen Şahin, kişi düşünmemeye çalışırken aynı zamanda bu düşüncenin aklına gelip gelmediğini de kontrol edebildiğini ifade etti. Gece artan düşünceler yalnızca tek bir etkene bağlanmıyor; stres, kaygı, uyku düzeni ve kişinin içinde bulunduğu dönem de süreci etkileyebiliyor.
Hangi unutkanlık belirtileri önemsenmeli?
Bir ismi, anahtarın yerini ya da bir odaya girme nedenini zaman zaman unutmak herkesin yaşayabileceği durumlar arasında. Ancak unutkanlığın ne sıklıkta görüldüğü, artıp artmadığı ve günlük yaşamı etkileyip etkilemediği önem taşıyor.
Şahin, kişinin daha önce kolaylıkla yaptığı işlerde zorlanmaya başlaması, aynı soruları sık sık sorması veya günlük yaşamını sürdürürken belirgin güçlük çekmesinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Unutkanlığı değerlendirirken yalnızca şikâyetin varlığına değil, kişinin hayatındaki etkisine de bakılması gerektiğini vurguladı.
Sık sık aynı soruları sormak, bilinen yerlerde yönünü kaybetmek ve alışılmış işleri yapmakta zorlanmak, sağlık uzmanına başvurmayı gerektirebilecek belirtiler arasında sayılıyor. Artan ve günlük işlevselliği etkileyen değişikliklerin yalnızca strese ya da yaşa bağlanarak geçiştirilmemesi gerekiyor.
![]()
Yaşla birlikte görülen değişiklikler ve hafıza kaybı
Yaş ilerledikçe bazı bilişsel işlevlerde değişiklik görülebiliyor. Bir ismi hatırlamanın daha uzun sürmesi veya dilin ucundaki kelimeyi hemen bulamamak bunlara örnek. Şahin, bir bilgiye daha geç ulaşmakla bilginin kendisini kaybetmenin farklı durumlar olduğunu belirtti.
Unutkanlık belirgin biçimde ilerliyor ya da kişinin günlük yaşamını ve bağımsızlığını etkiliyorsa bunu yalnızca yaşlanmayla açıklamamak gerekiyor. Uyku sorunları, bazı sağlık koşulları ve kullanılan ilaçlar da hafızayı etkileyebiliyor. Sürekli devam eden veya giderek belirginleşen şikâyetlerde profesyonel değerlendirme önem taşıyor.
Ara sıra yaşanan unutkanlık tek başına bir hastalık tanısı anlamına gelmiyor. Değerlendirmede unutulan bilginin yanı sıra belirtilerin hangi koşullarda ortaya çıktığı ve kişinin yaşamını nasıl etkilediği de dikkate alınıyor.