YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, sandık güvenliği, muhalefet belediyelerine yönelik operasyonlar ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında değerlendirmelerde bulundu. Seçmenlere sandıkta değişim umudunu koruma çağrısı yapan Özel, “Bu ülkeye yapılacak en büyük kötülük sandıktan umudu kesmektir” dedi.
Özel, Cumhuriyet gazetesinden Işık Kansu, Ankara Temsilcisi Sertaç Eş ve muhabir Sarp Sağkal’ın sorularını yanıtladı. Röportajda ayrıca YENİ Parti’den AK Parti’ye geçen belediye başkanları ve parti örgütlerindeki seçimler de gündeme geldi.
![]()
Sandığa güvenin zayıflatılmak istendiğini savundu
Özel, muhalefet belediyelerine yönelik adli süreçlerin seçmenlerde “sandığın sonuç vermediği” düşüncesini oluşturmayı hedeflediğini ileri sürdü. Sandığın tamamen kaldırılmasından ziyade seçmenin seçim yoluyla değişim mümkün olduğuna dair inancının kırılmasının amaçlandığını savundu.
“Bu millet sandığı öyle kolay kolay bırakmaz” diyen Özel, seçmen iradesinin korunacağını ifade etti. Sandıktan umudu kesmenin ülkeye yapılabilecek en büyük kötülük olduğunu belirterek demokratik değişim için seçimlere duyulan güvenin sürmesi gerektiğini söyledi.
![]()
Sandık kurullarında doğrudan görev alamıyor
Sandık güvenliğine ilişkin değerlendirmesinde Özel, YENİ Parti’nin henüz genel seçime katılmadığı için hazırladığı yaklaşık 182 bin kişiyi resmî sandık kurulu üyesi olarak doğrudan görevlendiremeyeceğini söyledi. Partinin müşahitlik ve diğer muhalefet partileriyle iş birliği seçeneklerini değerlendirdiğini aktardı.
Sandık kurullarında siyasi partilerin üyeleri, son milletvekili genel seçiminde ilgili ilçede en çok oy alan beş parti arasından belirleniyor. Partilerin sandık başında müşahit bulundurması ise mümkün.
Belediye başkanlarının parti değiştirmesi
YENİ Parti’den AK Parti’ye geçen belediye başkanlarıyla ilgili soruyu yanıtlayan Özel, aday tercihlerinde hata yapılmış olabileceğini kabul etti. Ancak yaşanan geçişlerin yalnızca aday belirleme hatalarıyla açıklanamayacağını savundu; bazı belediye başkanları ve yakınlarının soruşturma ya da baskı tehdidi altında olduğunu öne sürdü.
Özel, yerel yöneticileri belirlerken heyet çalışmalarından, ön seçimlerden ve kamuoyu araştırmalarından yararlandıklarını da söyledi.
![]()
Mekke Anlaşması için Anayasa’nın 90. ve 92. maddelerine işaret etti
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke Ortak Savunma Anlaşması 7 Ağustos 2026’da Mekke’de imzalandı. Anlaşmanın kolektif caydırıcılık, savunma sanayii, askerî eğitim ve güvenlik alanlarında iş birliğini geliştirmeyi amaçladığı açıklandı. Hükümet, düzenlemenin üçüncü bir ülkeyi hedef almadığını ve Türkiye’nin NATO yükümlülükleriyle çelişmediğini belirtiyor.
Özel, anlaşmanın TBMM’den geçirilmeden uygulanmasına karşı çıkarak Anayasa’nın 90. ve 92. maddelerini gündeme getirdi. Anlaşmanın Meclis onayına sunulması gerektiğini, yurt dışına asker gönderme kararının da parlamentonun yetkisinde olduğunu savundu.
Anayasa’nın 90. maddesi, uluslararası anlaşmaların onaylanmasını kural olarak TBMM’nin bir kanunla uygun bulmasına bağlıyor; bazı ekonomik, ticari ve teknik anlaşmalar için istisnalar öngörüyor. 92. madde ise Türkiye’nin taraf olduğu yürürlükteki anlaşmaların gerektirdiği durumlar dışında Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine izin verme yetkisini TBMM’ye veriyor.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, eylül sonunda yaptığı açıklamada Mekke Anlaşması’nın o tarihte Meclis’e iletilmediğini ve yürürlüğe girebilmesi için parlamentoya sunulması gerektiğini söylemişti.
![]()
5 Ekim’deki Riyad toplantısı tartışmayı yeniden gündeme taşıdı
Üç ülkenin 5 Ekim’de Riyad’da gerçekleştirdiği toplantıda, kolektif savunma taahhütlerinin fiilen uygulanması konusunda mutabakata varıldığı duyuruldu. Ortak açıklamada, üzerinde uzlaşılan askerî güç ve kabiliyetlerin Suudi Arabistan’a hızlı biçimde konuşlandırılması için gerekli tedbirlerin alınacağı ve adımların tarafların ulusal mevzuatına uygun yürütüleceği bildirildi.
Millî Savunma Bakanlığı da 8 Ekim’de, Suudi Arabistan’a sağlanması ve konuşlandırılması öngörülen askerî kuvvet ve kabiliyetlere ilişkin tedbirlerin görüşüldüğünü, diğer çalışmaların tarafların ulusal süreçleri doğrultusunda sürdürüleceğini açıkladı.
![]()
Ankara’daki parti içi seçimler hakkında konuştu
Özel, Ankara, İstanbul ve İzmir dahil hiçbir ilde genel merkezin tek aday dayatmadığını söyledi. “Üyenin seçtiği aday genel merkezin adayıdır” yaklaşımını benimsediklerini belirten Özel, Ankara’daki kurucu il başkanlığı için de herhangi bir adaya açık destek vermediklerini veya karşı çıkmadıklarını ifade etti.