23 Ekim 2026
Angarali
Sola kaydırarak kapat
Ana Sayfa
Kategoriler
Diğer
SON DAKİKA
Prof. Dr. Naci Görür konuşma sırasında mikrofon tutarken
Deprem

Görür’ün dikkat çektiği iki fay bölgesi yeniden gündemde

Naci Görür’ün Adana çevresindeki Savrun Fay Zonu ve Şanlıurfa sonrası Güneydoğu’daki tektonik hareketlilik hakkındaki değerlendirmeleri yeniden gündemde. Kesin deprem tarihi verilemiyor.

Adana ve Şanlıurfa’da kaydedilen depremlerin ardından Prof. Dr. Naci Görür’ün işaret ettiği fay zonları yeniden gündeme geldi. Savrun Fay Zonu ile Güneydoğu’daki tektonik hareketlilik farklı değerlendirilirken, uzman açıklamaları tek bir sarsıntıdan kesin deprem sonucu çıkarılamayacağını vurguluyor.

Prof. Dr. Naci Görür konuşma sırasında mikrofon tutarken

Türkiye’nin güneyinde son haftalarda meydana gelen sarsıntılar, bölgedeki fay hatlarına yönelik ilgiyi artırdı. Görür’ün açıklamalarında öne çıkan iki ayrı bölge, Adana ve Şanlıurfa çevresindeki depremlerin ardından yeniden tartışılıyor.

Deprem kayıtlarını gösteren sismograf kâğıdı

Adana çevresinde Savrun Fay Zonu öne çıktı

4 Ekim’de Adana ve Osmaniye çevresinde yaşanan depremler sonrasında Görür, Savrun Fay Zonu’nun etkinliğine dikkat çekti. Saimbeyli çevresindeki sarsıntıların hangi jeolojik yapı üzerinde gerçekleştiği de bu açıklamayla birlikte gündeme geldi.

Fay zonu, yer kabuğundaki hareketlerle ilişkili kırıkların yer aldığı geniş bir alanı tanımlıyor. Ancak bir fayın etkin olması, belirli bir tarihte büyük deprem meydana geleceğini gösteren kesin bir kanıt sayılmıyor.

Naci Görür kürsü mikrofonunda konuşurken

Şanlıurfa açıklamasında Güneydoğu’ya işaret edildi

Görür, 24 Eylül’de Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde kaydedilen depremin ardından Doğu Anadolu Fayı’ndaki geçmiş kırılmalarla Güneydoğu bindirme kuşağı arasındaki ilişkiye değindi. Açıklamasında Arap Levhası çevresindeki enerji birikimine de işaret etti.

Şanlıurfa için yapılan bu değerlendirme, Adana çevresindeki Savrun Fay Zonu hakkındaki açıklamayla aynı başlık altında ele alınmamalı. İki bölgenin fay mekanizmaları, yerel zemin koşulları ve depremlerden etkilenme biçimleri farklılık gösterebilir; her bölgenin ayrı bilimsel incelemeyle değerlendirilmesi gerekiyor.

Deprem dalgalarını gösteren sismik ölçüm grafiği

Deprem için kesin tarih verilemiyor

Bilim insanları fayların geçmiş hareketlerini, uzunluklarını ve biriktirdikleri gerilimi araştırabiliyor. Buna karşın bir depremin gününü, saatini ve kesin büyüklüğünü önceden bildirmek mümkün değil. Bu nedenle sosyal medyada paylaşılan kesin tarihli tahminler, bilimsel raporlarla aynı nitelikte değerlendirilmiyor.

Uzmanların risk vurgusu, belirli bir deprem için takvim vermek yerine yapı güvenliği ve hazırlığın önemini hatırlatıyor.

AFAD logosu

Resmî kayıtlar ve bina güvenliği

Sarsıntıların büyüklüğü, konumu ve derinliği için AFAD’ın resmî deprem kayıtları izlenebilir. Bir binanın güvenliği yalnızca fay hattına uzaklığına göre belirlenmiyor; taşıyıcı sistem, yapım kalitesi ve zemin özellikleri birlikte değerlendirilmelidir. Hasar şüphesi bulunan yapılar için yetkili teknik inceleme istenmesi öneriliyor.

Afet çantası hazırlamak, aile buluşma planı oluşturmak ve güvenli toplanma alanını öğrenmek de deprem öncesinde atılabilecek somut adımlar arasında yer alıyor.

Kaynaklar ve editoryal şeffaflık

Kaynak: Yeni Ankara

Kadir Polat Toban

Ben Kadir Polat Toban. Web tasarımı, teknoloji ve sporla ilgileniyorum. Angarali’de Ankara gündemi, yerel spor ve kent yaşamı üzerine haber ve rehber içeriklerine katkı sunuyorum. Amacım, araştırdığı…

Tüm yazıları

İlgili Haberler

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanır.

Ad ve e-posta bilgileriniz moderasyon, güvenlik ve gerektiğinde sizinle iletişim kurmak amacıyla işlenir. Ayrıntılar için Gizlilik Politikası sayfasını inceleyin.