Sosyal medya filtreleri ve yapay zekâ uygulamaları burun şeklini dijital ortamda saniyeler içinde değiştirebiliyor. Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Sinan Eroğlu, bu görüntülerin ameliyat sonucunu garanti etmediğini; cerrahi planlamada kişinin anatomisi ve nefes alma fonksiyonunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
İnceltilmiş burun sırtı, daha kalkık burun ucu ve değişen yüz oranları, dijital uygulamalarda kolayca denenebiliyor. Ancak yapay zekâyla hazırlanan görseller kemik ve kıkırdak yapısını, cilt kalınlığını ya da hava yolunu hesaba katmıyor.
Eroğlu’na göre filtrede beğenilen bir ayrıntı, kişinin beklentilerini anlamaya yardımcı olabilir; fakat aynı burun biçimi her yüzde uygun olmayabilir. Ameliyat planı oluşturulurken yüz oranlarının yanı sıra cilt, kemik ve kıkırdak özellikleri ile solunum fonksiyonu da değerlendirilmelidir.
Rinoplasti işlemlerinin yüzde 57’si 18–34 yaş grubunda
Uluslararası Estetik Plastik Cerrahi Derneği’nin (ISAPS) 29 Eylül 2026’da açıkladığı 2025 küresel araştırmasına göre, araştırma kapsamındaki hekimler dünya genelinde bir milyondan fazla rinoplasti işlemi gerçekleştirdi. İşlemlerin yüzde 57’si 18–34 yaş grubunda yapıldı. Araştırma, operasyonların ne kadarının sosyal medya ya da filtrelerden etkilendiğini ortaya koymuyor.
Eroğlu, kararın geçici görsel eğilimlerden bağımsız ele alınmasının önemini vurguluyor. Kişinin neyi değiştirmek istediğinin ve bu isteğin ne zamandır sürdüğünün anlaşılması gerektiğini belirten uzman, beklentilerle tıbben mümkün değişiklikler arasında açık bir ortak zemin kurulmasını öneriyor.
Rinoplasti fotoğraflarında çekim koşulları önemli
Instagram’da yayımlanan 888 rinoplasti öncesi ve sonrası fotoğraf çiftini inceleyen araştırmada, paylaşımların yüzde 35,7’si belirgin fotoğraf uyumsuzluğu bulunmaması ve ameliyat sonrası sürenin belirtilmesi ölçütleriyle “yüksek kaliteli” sayıldı. Fotoğraf çiftlerinin yüzde 23,7’sinde yüzün görüntüdeki büyüklüğü arasında en az yüzde 10 fark görüldü. Bu bulgular, paylaşımların tamamının filtreli olduğunu göstermiyor; karşılaştırmalarda çekim koşullarının önemine işaret ediyor.
Eroğlu, öncesi ve sonrası fotoğrafları incelenirken ışık, açı, mesafe ve ameliyatın üzerinden geçen sürenin dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Tek bir profil fotoğrafına dayanarak sonuç değerlendirmek yanıltıcı olabilir; burnun önden ve yandan görünümü, yüzle ilişkisi ve işlevi birlikte ele alınmalı.
Dijital simülasyon ameliyat sonucunu garanti etmiyor
Ameliyat öncesi dijital simülasyonlar, hedeflenen değişiklikler üzerine konuşmayı kolaylaştırabiliyor. Ancak bilgisayarda oluşturulan görüntü, aynı sonucun cerrahiyle birebir elde edileceği anlamına gelmiyor. Eroğlu, simülasyonun dokuların ameliyata ve iyileşmeye nasıl yanıt vereceğini kesin olarak gösteremeyeceğini; öngörülebilen değişikliklerle belirsizlik taşıyan alanların hastaya açıklanması gerektiğini ifade ediyor.
Görünüm kadar nefes alma fonksiyonu da değerlendirilmeli
Burun estetiğinde yüzle uyumlu görünümün yanı sıra solunum işlevi de planlamanın parçası. Eroğlu, daha küçük ya da daha kalkık burun taleplerinin hava yolu ve burun desteği değerlendirilmeden ele alınamayacağını söylüyor. Bu nedenle kişiye, filtredeki görünümün doğrudan uygulanıp uygulanamayacağı kadar kendi anatomisinde hangi değişikliklerin uygun ve gerçekçi olduğu da anlatılmalı.